• İyi Ki Doğmuşuz :)

    Tarih: 03 Şubat 2012 Cuma | Kategori: Etkinlikler | Yorumlar 0

    Uzunn bir süredir yazmadım değil mi, daha doğrusu yazamadım, hatta en doğrusu oturup da yazmaya fırsat bulamadım :) Hani dolu dolu yaşamak değimi vardır ya, son 2 haftadır cidden dolu dolu yaşamak nasıl olursa onu yaşadım işte. Her şey çocukların yarıyıl tatiline girmesi ile başladı. Daha önce “Tatilde yaparız, tatilde gideriz” dediğim çoğu şeyi gerçekleştirmem gerekiyordu elbette, zaman verilen sözleri tutma zamanı idi. Karne hediyeleri için bi dolu alışveriş merkezi dolaşımı, sinema, akvaryum gezisi, Belgrad Ormanı sucuk-ekmek fantezisi, arkadaş ve akraba ziyaretleri ve daha bilumum ağırlamalar…
    Bir de işin içine benim doğum günüm giriinnnnceeeee :)   Bu yıl doğumgünü kutlamaları neredeyse 3 gün- 3 gece sürdü diyebilirim. Gerçekten şanslı insan olduğumu yürekten hissettiğim, çok özel bir yıl oldu benim için.
    Yakın arkadaşlarımın kutlamalarının yanı sıra bizim kafadar blogger kızlarla da bir araya geldik bir pazar günü kahvaltısında. Daha önce gittiğimiz ve çok beğendiğimiz B&N Kitchen buluşma mekanımızdı ve yine çok güzeldi :) Aramızdan 4′ü (Ben, Yasemin, Güler ve Tümay) Ocak ayında doğmuşuz, eee iyi ki de doğmuşuz :)
    Pek çok kahvaltılık çeşidin ardından bir de cheescake nasıl güzel gitti, tabii biz doğum günü çocuklarına B&N Kitchen’in ikramları idi :)
    Bu güzel mini kekler ise Sevgili Arzu ve Aylin‘in marifetli ellerinden çıkma, göründükleri kadar da lezzetliydi, sağolun kızlar ne kadar düşüncelisiniz :)
    Eee bu kadar yiyip içtikten sonra , üzerine de bol köpüklü Türk kahvesi, hiçbir şeyden de kusur kalmayalım değil mi :)
    Vee hediyeler, bir doğumgünü kutlamasının olmazsa olmazları… Ama bir hediye bu kadar da büyük olmaz ki canım :)
    Hişşşt kızlar iyi ki varsınız diyeceğim ama, artık bu bile basit kaçıyor hissettiklerime, sizleri gerçekten çok seviyorum :)
  • Maggi Blogger Etkinliği

    Tarih: 17 Ocak 2012 Salı | Kategori: Etkinlikler | Yorumlar 0

    Geçen hafta çok güzel ve farklı bir etkinlik gerçekleştirdik Maggi sponsorluğunda :) Konsept çok güzeldi, bir yanda biz bloggerlar, bir yanda da bizlerle yemek yapmak isteyen takipçiler. Açıkçası katılımın çok olacağını düşünmüştüm; çünkü özelden mail atıp bu tarz etkinliklere nasıl katılacağımızı soranlar, her  etkinlik yazımdan sonra “ben de katılmak istiyorummm” diyenler, yorum yazıp “neden hep aynı kişilerin bu tarz etkinliklere katıldığını” soranlar o kadar çoktu ki… Günlerce hem facebook hesabımdan, hem de buradan “hadi gelin birlikte yemek yapalım” diyerek seslenmeye çalıştım, ama demek ki aslında kimse etkinliklere katılmayı o kadar da çok istemiyormuş; Sevgili Eda Dinçer Günaydın haricinde :)

    Herkes yerini alıp da yemek pişirmeye başladığında öyle güzel bir ortam oluyor ki, bunu görmeden tahmin edemezsiniz asla :) Bir taraftan sürekli yenilenen malzemeler, bir yanda boşaldığı anda elimizin altından alınan boş kaplar, bir yanda neredeyse üç gözünde yemek pişirdiğimiz ocak, doğranmış sebze suları ile ıslanmış tarif kağıtlarımız, biribirmizin tencerelerine bakarak kendipişirdiklerimizin olup olmadığını sorgulayan gözlerimiz, hiç durmadan çalışan ellerimiz ve ağzımız, havada uçuşan kahkalar, sürekli bir fotoğraf stüdyosundaymışçasına poz vermelerimiz, fotoğraf çekmelerimiz ve daha neler neler :)

    Başlangıcı kış çorbası ile yaptık. Aslına bakarsanız Maggi’den bir çorba yapacağımızı düşünmüştüm, ancak tüm malzemelerini bizzati ellerimizle doğrayıp hazırladığımız bir çorba pişirdik :)

    Sonrasında ortağımla büyük bir uyum içerisinde Mantarlı&Sebzeli&Tavuklu noodle hazırladık :)

    Salata olarak elma ve kuru üzümlü Körili Tavuk Salatası yaptık ve bu salata tatlı-ekşi tadı ile herkesin gönlünü fethetti diyebilirim :)

    Biz 19 hatun ve 1 beyefendi yumurta ile şekeri çırpmayı beceremedik, hepimiz istisnasız yumurtayı kestirdik :) Sonuçta bu güzel dondurmalı sufle, şeflerimizin 20 dakikada bizzat kendilerinin hazırlayarak bizlere sundukları birer hediye oldu. Hepsinin ellerine sağlık, bir tane daha olsa yerdim inanın :)

    Tabii ki olmazsa olmaz pozumuz, toplu yemek fotoğrafımız :)

    Sevgili Eda, iyi ki birbiri ardına mesaj yazmışsın, iyi ki bir araya gelmişiz, iyi ki seni seni tanımışım. Güler yüzün ve hamaratlığın ile ne kolay yemek hazırladık değil mi, ikimizin de ellerine sağlık :) Umarım en kısa zamanda blog dünyasında seni de görür, değişik tariflerini yaparız.

    Ve tabii son olarak da bu güzel etkinlik fikrini geliştiren, ayarlayan ve bizleri en iyi şekilde ağırlayan Sevgili Yasemin ve Maggi‘ye sonsuz teşekkürler…
  • Çeşnili Çikolatalı Puding

    Tarih: 06 Ocak 2012 Cuma | Kategori: Tatlılar | Yorumlar 0

     

    Evde çikolata krizimiz tutup da, tatlı tatlıııı diye inlediğimizde her evde bulunabilecek malzemelerden hemen bir puding yaptım. Soğumasını bile bekleyemedik, daha hafif ılıkken sildik süpürdük. Ağzımızın kenarında çikolatadan bıyıklarımız varken, mutlu mutlu bir aferin bekledim ama nafile, “Madem yapmışım, insan şunu 2 ölçü yapmaz mıymış, bak hemen bitmiş bile, cık cık cık…” :) )

    Malzemeler:

    - ½ lt. süt
    – ½ su bardağı şeker
    – 1 ½ yemek kaşığı (tepeleme) un
    – 2 yemek kaşığı (tepeleme) kakao
    – ½ çay bardağı hindistan cevizi
    – ½ çay bardağı antepfıstığı tozu
    – 20-30 gr. bitter çikolata

    Yapılışı: Çikolata, hindistan cevizi ve antepfıstığı tozu hariç tüm malzemeler çok harlı olmayan ateşte sürekli karıştırmak sureti ile kaynatılır. Karışım göz göz olmaya başladığı zaman ocağın altı kapatılarak içerisine küçük parçalara kırılmış çikolata parçaları, hindistan cevizi ve toz halindeki antepfıstığı atılır. Çikolata parçaları tamamen eridiği zaman kaselere paylaştırılır. Soğuduktan sonra üzeri istenildiği gibi süslenerek servis edilir.
  • Hindistancevizli&Antepfıstıklı Kartopu

    Tarih: 18 Kasım 2011 Cuma | Kategori: Tatlılar | Yorumlar 2

                                             

    Kartopu, pişirmesiz-taşırmasız yapılan, oldukça pratik bir tatlı. Üstelik buzdolabından çıkarıp servis edildiğinde de formunu koruyor, bekledikçe yumuşamıyor. Minik lokmalar halinde yoğurup ağız tatlandırmak için 5 çaylarına gönül rahatlığı ile yapabilirsiniz. Söylemesi benden, övgüleri toplaması sizden :)

    Malzemeler:
    
    - 1 su bardağı kahve kreması (süt tozu)
    - 1 su bardağı süt kreması (200 ml.)
    - ½ su bardağı pudra şekeri
    - 2 su bardağı hindistan cevizi
    - 2 su bardağı Antepfıstığı tozu
    
    Yapılışı: Süt tozu, süt kreması ve pudra şekeri birlikte karıştırılır. Hafif cıvık kıvamlı karışım eşit olarak ikiye bölünür. Hindistancevizinden bir çay bardağı kadarı ayrılarak karışımlardan birine, antepfıstığından bir çay bardağı kadarı ayrılarak da diğerine katılır. Karışımdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparılarak elde yuvarlanır ve ayırdığımız hindistancevizi ve antepfıstığına bulanarak minik toplar halinde şekil verilir. Servis edilene kadar 1-2 saat buzdolabında bekletilir.
  • Kırmızı Masa Toplantısı :)

    Tarih: 16 Kasım 2011 Çarşamba | Kategori: Menüler | Yorumlar 1

    Geçen hafta blogger grubumuzla İnci’nin evinde toplanarak Sevgili İnci ve Sevgili Gülay’ın doğumgününü kutladığımız gün fotoğrafları sıcacık hazırda beklerken, ondan daha önce kendi evimde ağırladığım arkadaş günümden fotoğraflarla karşınızdayım bu kez :) Masada hakim renk kırmızı, konuştuğumuz konular da pek bir gizli idi :) Fikir vermesi açısından menüye göz atarsak eğer;

    - Mantı

    - Zeytinyağlı Yaprak Sarması

    - Meksika Fasülyeli Salata

     
     
    - Limonlu Cheesecake
     
     
    - Hindistancevizli&Antep Fıstıklı Kartopu
     
  • Carte D’or Yeni Tatlı Serisi

    Tarih: 11 Kasım 2011 Cuma | Kategori: Fikrimi Sorarsanız, Hayatı Kolaylaştıranlar | Yorumlar 2

    Bayram öncesi Carte D’or yine yaptı yapacağını; ben işyerinde bayramda ne yapacağımı kara kara düşünürken, içi Carte D’or Yeni Tatlı Serisi’nden ürünlerle dolu çok şık bir kutu elime ulaştı. Bundan daha tatlı bir bayram hediyesi olabilir mi? Benim için bu tarz firma etkinliklerinin ilki olan, her özel günde bizleri unutmayıp cömert hediyelerini aldığım ve en önemlisi Sevgili Aylin ile tanışmama vesile olan Carte D’or ailesine çok teşekkür ediyorum :)
     
     
     
    Bu arada bir makaron fırtınasıdır gidiyor, ben de bu fırtınadan nasibimi aldım :) Carte D’or ürünlerinden hemen ilkini elime geçer geçmez denedim, o da tabii makaron oldu. İlk acemilik tabi hem kocaman kocaman oldular, hem de çok fazla kabarmadılar, ama gerçek makaron görüntüsü yakalayana dek denemeye devam :) Evdekilerin yoğun çikolata tadını çok sevdikleri makaronu yerken, benim favori tadlarım olan fıstıklısı ve nanelisi de olsa ne güzel olurdu diye içimden geçirmedim de değil hani :)
  • Meksika Fasülye Salatası

    Tarih: 11 Kasım 2011 Cuma | Kategori: Salatalar | Yorumlar 1

    Bayram eli kulağında, kapıda bekliyor. Herkesin Kurba Bayramı’nı şimdiden kutlarım, Allah kesilen kurbanları kabul eder, hayırlara vesile olur umarım…

    Gelelim salatamıza; normal fasülyeye göre biraz daha tatlımsı Meksika Fasülyesi’nden yapılan salatayı ben çok beğendim, tatlı-ekşi sosları seven herkesin de beğeneceğini düşünüyorum. Sofrasında değişik tatları arayanlar durmasınlar denesinler derim :)
     
    Malzemeler:
     
    - 1 su bardağı haşlanmış Meksika Fasülyesi (400 gr.’lık konserve)
    - 1 çay bardağı haşlanmış mısır
    - 9-10 dal dereotu
    - 6-7 adet taze soğan
    - 6-7 adet kornişon turşu
    - 1 adet limonun suyu
    - 2 yemek kaşığı zeytinyağı
     
    Yapılışı: Konserve fasülyeler, açıldıktan sonra fazla zedelemeden çalkalanıp suyu iyice süzdürülür. Dereotu ve taze soğan temizlenerek ince ince kıyılır. Diğer tüm malzemeler de eklenerek limon ve zeytinyağı eklenerek 1 saat dinlendirilip servis edilir.
  • Hacer’de 5 Çayı

    Tarih: 11 Kasım 2011 Cuma | Kategori: Menüler | Yorumlar 0

    Blog dünyasına adım atmamda büyük rol oynayan, yardım istediğimde az başının etini yemediğim iş yerinden arkadaşım Hacer’in bu kez de evine konuk oldum. Marifetli Hacer’cim yalnızca 4 kişi için kelimenin tam anlamı ile döktürmüştü diyebilirim :) Sevgili Hüsna’nın nerdeyse 4′te katılımı ile tam anlamı ile 5 çayına dönüşen toplantı tadını damağımda, anılarını beynime kazıdı :)

    - Ispanaklı börek

    - Peynirli poğaça

     
     
     
     
    - Yemyeşil salata
     
     
    - Yapıp götürdüğüm Meksika fasülyeli salata
     
     
    - Elmalı kurabiye
     
     
    - Kek
     

    - Vee köstebek pasta

  • Peynirli Gül Poğaça

    Tarih: 28 Ekim 2011 Cuma | Kategori: Hamur işleri | Yorumlar 2

    Bir poğaçanın kapatılma şekli kaç tane olabilir ki; ikiye katlarız, tam üst kısımda kaparız veya kenarları alt kısıma doğru büzerek yuvarlatırız. Dolayısılıkla biz hanımlar poğaça şeklinde biraz kısırdöngüye girmiş hissedebiliriz kendimizi. Böyle de değişik şekilli poğaçaları gördüğümüzde de pek bir hoşumuza gidiyor, hemen yapıveriyoruz :) Yiyenler de çok beğeniyorlar, eee daha ne isteriz ki yapan memnun, yiyen memnun :)

     Malzemeler:
    - 1 adet yumurta
    - 1 su bardağı yoğurt
    - 125 gr. tereyağ (oda sıcaklığında)
    - yarım çay bardağı sıvı yağ
    - 1 adet kabartma tozu
    - 3 su bardağı kepekli un
    - 1 su bardağı normal un
    - 1 tatlı kaşığı tuz
    - 1 kase beyaz peynir
    Yapılışı: Yumurtanın sarısı, poğaçaların üzerine sürülmek için ayrılarak ayrı bir kaba konulur. İç malzemesi haricindeki diğer tüm malzemeler (yumurtanın beyazı da dahil) karıştırılarak yumuşak, ele yapışmayan bir hamur elde edene dek yoğrulur. Hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar koparılarak fincan tabağı büyüklüğünde açılır. Açılan her bir parçanın üzerine, merkezde 2 cm. kalacak şekilde ışınsal olarak 6 çizik atılır. Merkezde kesilmeyen alana peynirli harçtan konularak karşılıklı parçalar birbirleri üzerine kapatılır. Yumurtanın sarısı fırça yardımıyla poğaçaların üzerine sürülür. 170 dereceye ayarlı fırında 20-25 dakika pişirilir.
  • Patates Pastası

    Tarih: 26 Ekim 2011 Çarşamba | Kategori: Pastalar | Yorumlar 0

    Aslında arkadaşlarla buluştuğumuz onlarca masa, onun iki katı kadar da tarif yazılmak için sırada bekliyor. Tam bu sabah artık yeni bir post yayınlayayım derken, bakıyorum çok üzücü bir olay gerçekleşmiş, ne tadım kalıyor, ne de tuzum. Bunca yaşanan acı ve felaket varken, işte bu da şu günkü eğlencemizden demek çok anlamsız kalıyor. Dünyaya sürekli pozitif bakmak isteyen ben bile geleceğe artık endişe duyarak baktığımda bundan da korkuyorum. Önce şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, geride kalanlara da sabır. Van’da ki kardeşlerimizin de yaraları bir an önce sarılır inşallah. Her deprem hikayesinde İstanbul depreminde yaşadıklarım gözümün önüne geliyor, boğazıma bir yumru oturuyor. Ölenlere rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar, umarım herkesin hem vücudunda, hem de ruhunda açılan yaralar çabuk iyileşir. Vee artık lütfen ama lütfen herşeyi gerektiği gibi yapalım. Para herşeyin önüne geçmesin, biraz da kendimiz kadar başkalarını düşünelim lütfen…..

    Gelelim patates pastasına, biraz buruk bir ruh halim olsa da hem lezzet açısından süper, hem yapım bakımından çok pratik, hem de masada göz dolduran patates pastasının çay masaları için ideal olduğu iddiasındayım.
     
    Malzemeler:
     
    Kişi başına
     
    - 1 adet iri boy patates
    - 1 adet haşlanmış yumurta
    - 2-3 dal dereotu
    - 1 tatlı kaşığı zeytinyağı
    - 1 tatlı kaşığı limon suyu
    - tuz
     
    Yapılışı: Patatesler iyice haşlanarak püre haline getirilir. Yumurtalar sarıları da dahil olmak üzere minik küpler halinde doğranır. Diğer tüm malzemeler karıştırılarak kalıp içerisine hafifçe bastırılmak sureti ile boşaltılır. 1-2 saat buzdolabında bekletildikten sonra kalıptan çıkarılarak üzeri arzu edildiği gibi süslenerek servis edilir. (Ben 22 cm.lik kalıba 5 adet iri boy patates kullanarak yaptım, tam olarak yetti)

Arama

Kategoriler

Etiketler

Arşivler

Takiptekiler

Sayaç