Etiket ‘Bloglar Arası Buluşma’

  • Blogcular Bir Araya Geldik, Çok Güldük, Çok Eğlendik :)

    Tarih: 31 Ocak 2011 Pazartesi | Kategori: Etkinlikler, Hayata dair, Menüler | Yorumlar: 14

    Baktık bu aralar blogcuları biraraya getirecek bir vesile yok, eee bizler de birbirimize fena alışmışız görüşmesek olmaz 🙂 Sevgili Sevil hemen “bana gelin, bende toplanalım” diyerek olaya noktayı koydu. Herkes özene bezene yaptığı yiyecekleri ile geldi, en alasından masa donatıldı, o yüzden şu güzeldi, bu güzeldi diye yazmadım hiçbirinin altına, çünkü hepsi fevkaladenin fevkindeydi 🙂 Günün en eğleneni bizler, en çok eğlendireni Zeynep, en yorulanı ise Sevil’di. Sevil’ciğim ellerine, kollarına sağlık, çok güzel ağırlandık, teşekkür ederiz 🙂 

    Her gelen lezzet masaya yerleştikçe çekim ekibi anında görüntü almaya çalışıyor, ee kolay değil fotoğraflar geride kalan tek yadigar olacak 🙂 

    Tijen‘den cevizli&fındıklı kurabiye

    Betül‘den krem şantili kurabiye

    Zeynep‘ten çikolatalı kek

    Hilal‘den çilek soslu cheescake

    – Benden 🙂 kalıpta portakal soslu muhallebi

    Sevil‘den peynir tabağı

    Sevil‘den şehriye salatası

    Sevil‘den etimekli patlıcan salatası

    Sevil‘den karışık sebze salatası

    Tümay‘dan mercimek köftesi

    Tümay‘dan patatesli kek

    Yasemin‘den dereotlu&sebzeli muffin

    Güler‘den patatesli ayçöreği

    Gülay‘dan pırasalı börek

  • 4. Blog Yazarları Buluşması

    Tarih: 23 Aralık 2010 Perşembe | Kategori: Hayata dair, Kahvaltı Sofrası | Yorumlar: 10

    Geçen haftasonu yapılan 4. Blog Yazarları Toplantısı’nda ben de vardım, diğer 120 kişinin yanısıra. Kalamış Moss Marine Cafe’de gerçekleştirilen organizasyonu üstlenen Sevgili Aylin, Cihan, Seviye ve Serap gerçekten harika işler çıkarmışlardı, buradan bir kez daha tebrik ediyorum ve kucak dolusu teşekkür gönderiyorum kendilerine…

    Mekanda sunulan açık büfe kahvaltı standı, bir o kadar da blogcuların yapıp getirdiği birbirinden harika lezzetler ile doldu taştı. Herbirinden tadalım dedikçe de herkes çatlayana kadar yedi neredeyse 🙂 Tüm katılımcıların ellerine sağlık…

    Kahvaltı molasından sonra, misafir olarak katılan Sevgili Yasemin Sungur’un etkileyici sohbeti, derken süpriz hediye çekilişleri ve kahkahalar ile sürdü gitti. Dışarıda yağmur varmış! ne gam, herkes süper eğlendi valla, gelmeyenler çok şey kaçırdınız!

    Koyu sohbetlerin cilası koyu kahveler de içilince yavaş yavaş toparlandı herkes, koltuk altlarımızda hediyelerimiz (ekstradan Sevgili Gülay‘dan da hediye aldım ben, canım beni de düşünmüş. Ne tatlısın Gülay 🙂 “tekrar buluşalım, uzatmayalım” cümleleri ile süslenmiş vedalarla yağmurlu İstanbul’a adımımızı attık. 5. buluşma için bayrak açıp kolları şimdiden sıvayan Sevil, Gülay, Zeynep ve Yasemin’e de başarılar…

  • Sensodyne Etkinliği

    Tarih: 03 Haziran 2010 Perşembe | Kategori: Etkinlikler, Fikrimi Sorarsanız, Hayatı Kolaylaştıranlar | Yorumlar: 8

    Haftasonu Sevgili Aylin’den aldığım davet ile Glaxo Smith Klein Firması’nın düzenlediği etkinliğe katıldım. Etkinliğin amacı, firmanın Sensodyne markası adı altında yeni çıkardığı “Sensodyne Hızlı Rahatlama ve Uzun Süreli Koruma” diş macununun tanıtımı idi.

    Harika bir teras manzarasına sahip Teşfikiye Sofa Hotel’de gerçekleşen etkinlik, gerçekten çok şeyde gözüm kalmasına rağmen birçoğundan yiyemediğim 🙁 güzel bir kahvaltı ile başladı. Kahvaltının ardından Diş Hekimi Doç. Dr. Tosun Tosun’un diş hassasiyeti ve pratik tedavi yöntemleri üzerine sunumu ve bizlerin bitmeyen soruları vardı 🙂
    Glaxo Smith Kline Tüketici Sağlığı Bölümü Grup Marka Müdürü Sayın Sema BULUÇ’un GSK şirket geçmişi, geniş ürün yelpazeleri ve yeni çıkan “Sensodyne Hızlı Rahatlama ve Uzun Süreli Koruma” ürünlerinin tanıtımı ile devam eden etkinlikte, tanıdığım diğer blogcularla karşılaşmanın da benim için çok önemli olduğunu vurgulamadan geçemeyeceğim.
    Hassas dişlerde, dişeti çekilmelerinde, özellikle sıcak-soğuk-ekşi yiyecek ve içeceklerin tüketiminde yaşanan problemleri ortadan kaldıracak bir ürün olarak lanse edilen “Sensodyne Hızlı Rahatlama ve Uzun Süreli Koruma” diş macununu deneyeceğiz ve göreceğiz bakalım…

    Aslında ben firmalardan; ağız kokusunu yok eden, bakteri ve plaklarla savaşan, hassas dişleri koruyan ve aynı zamanda dişleri beyazlatan tek bir ürün talep ediyorum, çok mu şey istiyorum acep 🙂

    Bu etkinliğin, diğerlerinden farkı; etkinliğe katılan birçoğumuzu ilk kez Yoga ile tanıştırması oldu. Sensodyne’nin yeni ürünü hızlı rahatlamayı baz aldığı için, bunun devamında vücudun da jızlı rahatlaması için 40 dakikalık bir yoga seansı düşünülmüş. Yoga Eğitmeni Mert Güler’den aldığımız bu eğitimle dişimizdeki bakterilerden ayrı, beynimizdeki bizi sıkan düşünceleri de attık gitti yani 🙂

    Bizleri bu güzel organizasyonda buluşturan güler yüzlülüğü ile hepimizi ağırlayan Sevgili Sema Buluç şahsında Glaxco Smith Klein‘e ve tüm organisazyonu yürüten Excel İletişim Danışmanlık‘ın başta Sevgili Aylin olmak üzere tüm çıtır kızlarına çok teşekkür ediyorum 🙂

  • Özlemhan’da Keyifli Toplantı :)

    Tarih: 31 Mayıs 2010 Pazartesi | Kategori: Menüler | Yorumlar: 9

    Bazen “Bir blogla ilgilenmeye üşenmiyor musun? Blog sahibi olmanın en iyi tarafı nedir?” diye sorular alıyorum. Açma sebeplerimi ve neden sevdiğimi uzun uzun anlatıyorum, hani insan çocuğu ile ilgili konuşmaya bayılır ya, o hesap 🙂 Hepsinin özünde samimi olarak söylüyorum ki; kurulan dostluklar ilk sıralarda yer alıyor. Bir blog sahibi olmak kesinliklebireysel bir faliyet değil, çoklu paylaşım. Bu paylaşımda da, en sevdiğim şey ortak paydaki arkadaşlarımla buluşma ve sohbet.
    Geçen hafta Sevgili Zerrin aracılığı ile tanıştığım, hepsi biribirinden canayakın Süheyla, Oya, Seda ve Özlem ile Özlemhan‘da tekrar buluştuk. Bol kahkahalı ve bol yemekli bu güzel gün için Özlemhan’a çok çok teşekkür ediyorum, beni de davet ettiği için…

    – Peynirli su böreği (Vallahi yemeyecektim, ama Özlemhan’ın su böreği çok meşhurdur deyince küçük bir parça aldım. Evet, söylendiği kadar varmış, nefisti…)

    – Kaşarlı&sucuklu açma

    – Baharatlı tuzlu çubuklar

    – Sosisli&yufkalı atıştırmalıklar

    – Mercimek köftesi

    – Tavuklu&yoğurtlu göbek salata

    – Mantar Salatası

    – Seda’nın tek lokmalık (neredeyse nohut kadardı, nasıl uğraşmış) tahinli kurabiyesi

    – Zerrin’in çikolatalı kurabiyesi
    Özlem’in fındıklı kurabiyesi ( O da neredeyse miniklikte Seda’nın kurabiyeleri ile yarışıyordu yani 🙂
    – Meyvalı topkek

    – Böğürtlenli cheesecake (Ahhh ahh! Seda’nın cheesecakenin azıcık ucundan tattım ama, tadı damağımda kaldı, muhteşemdi…)

    – Vee gelelim nutellalı kahveye… Ben bütün çayları şekersiz içeyim, salatalarla idare edeyim, sonra Özlemhan’ın kahvesini afiyetle içeyim, kahveyi çok beğenince Özlemhan tarifi versin, bir de bakalım şeker yerine her fincan için 1 tatlı nutella kullanmamış mı? Kullanmış ama süpper bir tat yakalamış. Zaten bilmeden yenilen- içilenin kalorisi de olmuyormuş 🙂
  • İglo ile Hobimle Mutluyum Kursu

    Tarih: 14 Mayıs 2010 Cuma | Kategori: Etkinlikler, Hayatı Kolaylaştıranlar | Yorumlar: 15

    Aslında bu başlığın altına başka hiçbir şey yazmaya da gerek yok değil mi 🙂 ? İglo vardı, yemek pişirme hobim vardı ve gerçekten de mutluluk veren, aklıma geldikçe beni gülümseten bir kurs vardı, fazla söze ne hacet… Daha önceki kurs fotoğraflarına bakıp bakıp “Ah ben de orada olabilseydim” dileklerimi gerçekleştiren tatlı dilli, güleryüzlü Sevgili Tijen‘e ve sponsor firma İglo‘ya çok teşekkür ediyorum. Daha önce tanışmadığım, bu kurs sayesinde yollarımızın kesiştiği Sevgili İnci ve Sevgili Tümay‘ı da bu vesile ile tanımaktan çok mutluyum.

    Her türlü sorularımıza sabırla cevap veren, yemek tariflerinin arasına çeşit çeşit soslar, pratik bilgiler, süsleme teknikleri sıkıştıran Sevgili Şefimiz Cengiz Kına ve bir dediğimiz iki etmeyen yardımcı şefimiz Oğuz Yılmaz büyük bir alkışı hakediyor. Arasıra liseliler gibi kendi aramızda koyu sohbetlere dalıp, yemeği unuttuğumuzda, şefimiz kendi kendine yemeği pişirdiğinde ve neredeyse gecenin 11’inde mekandan ayrıldığımızda bile Cengiz Bey hiçbir şey demedi 🙂

    Gecenin kraliçesi karidesti, neredeyse herşeyin içerisine girdi. Pişerken nasıl kokular geldi anlatamam, nefisti, sanırım tadı da çok güzeldi, herkes afiyetle götürdü. Sanırım çünkü; ben karidesi hayatta ağzıma sürmem 🙂

    Açılış şerefi “Seafood Salata”ya aitti. Her zamanki salata malzemelerinin yanında soya fasülyesi ve bezelye de koyarak yaptığımız salatayı sarımsaklı&zeytinyağlı sosla bir bezedik ki amanın, muhteşemdi 🙂 Koca salataları yediğimizde zaten doymuştuk. Bu arada soya fasülyesi ilk defa denediğim ve çok çok beğendiğim bir ürün oldu. Sanırım bundan sonra evime çok konuk olacak 🙂

    “Asma Yaprağında Limon Soslu Mezgit” nasıl da afili bir adı var değil mi? Bir de tatsanız daha da beğenirsiniz inanın. Tek kötü yanı çok çabuk bitmesi oldu 🙂

    Akşam en geç 8 gibi son ara öğünümü yiyip daha ağzıma bir şey sürmeyen ben, gece 10 dan sonra “Karidesli Kremalı Fettuchini” yapıp yediğime inanamıyorum, hem de kremalı! Ama şunu bir kere daha anladım ki yemeğin lezzeti kremayla, tereyağı ile tavan yapıyor, malesef…

    Ay bu etkinliklere çok alıştım, yakında haftada 2 etkinliğe katılmazsa yaşayamaz raporu bile verebilir doktorlar 🙂

Limonlu Kek Kimdir?

İstanbul doğumlu, İstanbul aşığı, çalışan bir anne. Gezmeyi-görmeyi, okumayı, yeni lezzetler tatmayı, seyretmeyi, konuşmayı, yazmayı, insanları, kısaca hayatı çok sever. Bu büyük sanal yemek kazanında biraz da kendi tuzu bulunsun ister. Dileği; çevresinde görüp de beğendiği tariflerden, resimleri ve yanında hatırlatma notlarıyla bir tarif defteri oluşturmak. Blogu aynı zamanda bir mutfak günlüğü de olacak kendisi ve hızla büyüyen iki kızı için...

Tarif Ara

Kategoriler

Arşiv

Etiket Bulutu

Son Yazılar

Ziyaretçiler

Limonlu Kek Blog

http://limonlukek.blogspot.com.tr/

Site Haritası