Etiket ‘Fikrimi Sorarsanız’

  • Kötü Kokulara Karşı Etkili İlk ve Tek Bulaşık Deterjanı: Pril Hijyen…

    Tarih: 23 Şubat 2011 Çarşamba | Kategori: Fikrimi Sorarsanız, Hayatı Kolaylaştıranlar | Yorumlar: 0

    

    Türkiye’nin ilk sıvı deterjanı olarak ”Pril ile bulaşıklar pırıl pırıl” sloganı ile mutfakta biz hanımların büyük yardımcısı Pril, şimdi de güçlü formülü ile çıkmayan kokuları ve inatçı lekeleri yok eden hem de hijyen temizlik sağlayan Pril Hijyen’i mutfağımıza hediye ediyor.
    En zorlu bulaşıklar arasında yer alan tava ve tencerelerde mükemmel sonuç verirken, tüm kötü kokulara karşı etki göstererek yanmış yağ, yemek, et, balık kalıntı ve kokuları kolaylıkla temizliyor. Kötü kokuları yok ederken kendi özel parfümü ile de fark yaratan Pril Hijyen, mutfaklara temizliğin kokusunu getiriyor. Tüm bulaşıklar kötü kokulardan arınarak mis gibi kokuyor. Pril Hijyen, ultra yoğun formülü ile süngerin üzerinde uzun süre kalıyor, bol köpüğü ve hijyen kokusu sayesinde güçlü bir performans gösteriyor. Güçlü yağ parçalayıcı formülü ile zor yağları kolaylıkla çözüyor. Böylece bulaşık yıkarken güç gösterisi yapmanıza da gerek kalmıyor, dağlar kadar bulaşık yorulmadan tertemiz oluyor.

    Denemem için çok hoş bir ürün paketi gönderen Henkel Pril’e çok teşekkürler…

  • Easyfood: Aklınızda Ne Varsa 2 Dakikada Sofranızda

    Tarih: 15 Şubat 2011 Salı | Kategori: Fikrimi Sorarsanız, Hayatı Kolaylaştıranlar | Yorumlar: 7

    Yenilikçi bir yapım vardır, bir lokantaya gittiğimde sevdiğim yemekler yerine değişik yemekleri sipariş ederim, bir marketegittiğimde de, yeni bir ürün gördüğümde hemen sepete atıveririm bir tane. (Sanırım firmaların en sevdiği müşteri grubuna giriyorumdur 🙂

    Ben yeni ürünleri sevdiğimden midir nedir, yeni ürünler de beni bulur tevafuk yolu ile herhalde 🙂 Easyfood ile tanışmam da Sevgili Gamze Koç’un, telefonu ve sonucunda bana gönderdiği ürünler ile gerçekleşti.

    Levrek Buğulama haricinde diğer üçü ürünü hemen akşamına denedim, hem de 3 çeşit yemeği tam 10 dakikada hazırlayarak. Benim tam tersi yapıma sahip, alıştığı 5 çeşit yemek haricindekileri burun kıvırarak yiyen eşime söylemedim ama 🙂 “Taze fasulyeyi yazdan mı dondurmuştum?” “Ayva tatlısını annem mi göndermiş?” “Pilav dünden mi kalmış?” Eşimin yorumlarına ben de katılıyorum; Taze fasülye ve ayva tatlısı yanlarına sadece yoğurt ve kaymak ilavesi ile 5 dakikada servis edilen ve lezzetleri harika iki ürün, ancak biz pilavı o kadar da sevemedik. (Çok kötü değil, ama anne eli değmiş gibi değil de, yeni yetme genç kız işi gibi biraz 🙂 Bizi pratik lezzetle tanıştıran Easyfood ve Sevgili Gamze Koç’a çok teşekkürler…

    Türkiye’de bir ilk olan ve İ.T.Ü Kimya Metalürji Fakültesi Gıda Bölümü’yle yapılan iki yıllık AR-GE çalışmaları sonucu geliştirilen özel bir üretim yöntemi ile hazırlanan Easyfood’un “hazır yemek” ve “hazır tatlılarının” yanı sıra yemek yaparken “vakit kazandıran” etleri, haşlanmış bakliyatları ve yemek pişirme sosları bulunuyor.

    Özenle seçilmiş doğal malzemelerle, hijyenik koşullarda üretilen Easyfood, tanıdık lezzetleri en doğal, en taze haliyle size ulaştırıyor. Üstelik çok özel bir sterilizasyon ve vakum teknolojisiyle üretilen Easyfood, buzdolabına gerek kalmadan tazeliğini uzun süre korur.Easyfood ürünleri; %100 doğal olup, mevsiminde toplanmış sebze ve meyvelerin besin değeri korunarak kendi öz suyuyla pişirildiğinden, pratik olmasının yanı sıra aynı zamanda çok da sağlıklı ve lezzetli… Üstelik bunun için üretim standardı, sürekli kalite ve gıda güvenliği anlayışı ile değişmeyen lezzet garantisi bulunuyor.

  • Bonte! Dikkat Alışkanlık Yapabilir :)

    Tarih: 24 Aralık 2010 Cuma | Kategori: Aperatifler, Etkinlikler, Fikrimi Sorarsanız, Hayatı Kolaylaştıranlar | Yorumlar: 6

    Siz de benim gibi kahvenin büyüleyici, buram buram tüten kokusuna sevdalıysanız, mükellef bir öğün sonrasında “bunun üzerine bir kahve iyi gider” diyorsanız, alışveriş yorgunluğunuzu atmak için fellik fellik kahve içebileceğiniz bir yer arıyorsanız sanırsam bir kahve tutkunusunuz 🙂 Bir kahve tutkunu olarak da Kahve Dünyası’na özel bir ilgim var, daha önce anlatmıştım 🙂 Bu sevgim, tevafuk ile karşılığını buldu, Kahve Dünyası yeni ürünleri olan “bonte”yi denemem için bana ulaştırdı. Daha önce kahve yanında servis edilen bu güzelim atıştırmalıklardan zaten denemiştim, ancak bu kez koca bir kutuda gelen bonteleri, tadımlık değil avuç avuç yedik diyebilirim 🙂
    İçi bisküvi, dışı bitter ve sütlü çikolata kaplı portakal aromalı bontelerin tek kötü yanı, dibini görene kadar yedirmesi, siz en iyisi küçük paketlerle denemeye başlayın 🙂 Kahve Dünyası ve On İletişim’den Sevgili Selma Çağır’a teşekkürler….

  • Sensodyne Etkinliği

    Tarih: 03 Haziran 2010 Perşembe | Kategori: Etkinlikler, Fikrimi Sorarsanız, Hayatı Kolaylaştıranlar | Yorumlar: 8

    Haftasonu Sevgili Aylin’den aldığım davet ile Glaxo Smith Klein Firması’nın düzenlediği etkinliğe katıldım. Etkinliğin amacı, firmanın Sensodyne markası adı altında yeni çıkardığı “Sensodyne Hızlı Rahatlama ve Uzun Süreli Koruma” diş macununun tanıtımı idi.

    Harika bir teras manzarasına sahip Teşfikiye Sofa Hotel’de gerçekleşen etkinlik, gerçekten çok şeyde gözüm kalmasına rağmen birçoğundan yiyemediğim 🙁 güzel bir kahvaltı ile başladı. Kahvaltının ardından Diş Hekimi Doç. Dr. Tosun Tosun’un diş hassasiyeti ve pratik tedavi yöntemleri üzerine sunumu ve bizlerin bitmeyen soruları vardı 🙂
    Glaxo Smith Kline Tüketici Sağlığı Bölümü Grup Marka Müdürü Sayın Sema BULUÇ’un GSK şirket geçmişi, geniş ürün yelpazeleri ve yeni çıkan “Sensodyne Hızlı Rahatlama ve Uzun Süreli Koruma” ürünlerinin tanıtımı ile devam eden etkinlikte, tanıdığım diğer blogcularla karşılaşmanın da benim için çok önemli olduğunu vurgulamadan geçemeyeceğim.
    Hassas dişlerde, dişeti çekilmelerinde, özellikle sıcak-soğuk-ekşi yiyecek ve içeceklerin tüketiminde yaşanan problemleri ortadan kaldıracak bir ürün olarak lanse edilen “Sensodyne Hızlı Rahatlama ve Uzun Süreli Koruma” diş macununu deneyeceğiz ve göreceğiz bakalım…

    Aslında ben firmalardan; ağız kokusunu yok eden, bakteri ve plaklarla savaşan, hassas dişleri koruyan ve aynı zamanda dişleri beyazlatan tek bir ürün talep ediyorum, çok mu şey istiyorum acep 🙂

    Bu etkinliğin, diğerlerinden farkı; etkinliğe katılan birçoğumuzu ilk kez Yoga ile tanıştırması oldu. Sensodyne’nin yeni ürünü hızlı rahatlamayı baz aldığı için, bunun devamında vücudun da jızlı rahatlaması için 40 dakikalık bir yoga seansı düşünülmüş. Yoga Eğitmeni Mert Güler’den aldığımız bu eğitimle dişimizdeki bakterilerden ayrı, beynimizdeki bizi sıkan düşünceleri de attık gitti yani 🙂

    Bizleri bu güzel organizasyonda buluşturan güler yüzlülüğü ile hepimizi ağırlayan Sevgili Sema Buluç şahsında Glaxco Smith Klein‘e ve tüm organisazyonu yürüten Excel İletişim Danışmanlık‘ın başta Sevgili Aylin olmak üzere tüm çıtır kızlarına çok teşekkür ediyorum 🙂

  • Müsaittim, Dondurmalı Pasta Yemeğe Gittim :)

    Tarih: 09 Şubat 2010 Salı | Kategori: Fikrimi Sorarsanız, Hayata dair | Yorumlar: 13

    Carte d’Or’dan “Müsaitseniz Dondurmalı Pasta’ya Bekliyoruz.” sloganıyla yola çıkılmış bir davet aldığımda seve seve kabul ettim. Bizler müsaittik ama, hava bir türlü müsait olamadı ta ki geçen hafta sonuna kadar 🙂 Giderek daha genişleyen bir grup olarak ne güzel zaman geçirdik, bundan sonra davet almasak bile buluşmadan duramayacağız galiba 🙂

    Kokteyl havasında geçen toplantının asıl amacı, Carte d’Or’un yeni ürünü olan Dondurmalı Pasta’nın tanıtımı ve Carte d’or cephesinden haberlerdi. Dışarıda yağmur, içeride koyu muhabbet ve sıcacık çay, karşımızda Carte d’Or, yani tam bir yediğimiz önümüzde, yemediğimiz arkamızda olayı 🙂 Daha ne ister ki insan!

    Konsept, dondurma ve pasta üzerine olduğu için grup içinde Ocak ve Şubat doğumluların doğum günleri iki dondurmalı pasta keserek kutlandı. Bunlardan biri de bendim, yani 40. doğum günüm de böylece tüm dünyada ve ülkemizde törenlerle kutlanmış oldu 🙂 (Birlikte dondurmalı pasta kestiğimiz ve neredeyse 5 dakika süren, flaşların ardı ardına patladığı anı bir görecektiniz, sanırsınız Oscar’ı almak için kırmızı halıda yürüyoruz 🙂

    Böylesi güzel bir organizasyonun içerisinde olduğum için gerçekten çok mutlu olduğumu belirtmek istiyorum. Tek başına bir bloga yazı yazmak güzel, ama daha güzeli blog sayesinde pekçok kişi ile tanışıp daha fazla şey paylaşmak, daha fazla ortak paydalarda buluşmak. Bu ortak paydalardan biri olan Carte d’Or a tekrar teşekkürler…

Limonlu Kek Kimdir?

İstanbul doğumlu, İstanbul aşığı, çalışan bir anne. Gezmeyi-görmeyi, okumayı, yeni lezzetler tatmayı, seyretmeyi, konuşmayı, yazmayı, insanları, kısaca hayatı çok sever. Bu büyük sanal yemek kazanında biraz da kendi tuzu bulunsun ister. Dileği; çevresinde görüp de beğendiği tariflerden, resimleri ve yanında hatırlatma notlarıyla bir tarif defteri oluşturmak. Blogu aynı zamanda bir mutfak günlüğü de olacak kendisi ve hızla büyüyen iki kızı için...

Tarif Ara

Kategoriler

Arşiv

Etiket Bulutu

Son Yazılar

Ziyaretçiler

Limonlu Kek Blog

http://limonlukek.blogspot.com.tr/

Site Haritası