Genel

Balparmak’ın Çekmeköy’deki Ar-Ge Merkezi’ni Gezdik

Firmaların fabrika veya labaratuar gezi davetleri, benim için ayrı bir yer taşıyor, çünkü normal zamanda gezme şansımın olmayacağı fabrikaları, yetkili kişiler rehberliğinde ve her sorumuza cevap bularak dolaşmak bulunmaz bir nimet. Balparmak’ın Çekmeköy’deki Ar-Ge Merkezi’ne davet edilince de hiç düşünmeden evet dedim tabii.

12 Milyon liralık yatırımla kurulan bu tesis, Türkiye’de gıda alanında 8’inci, bal ve diğer arı ürünleri alanında ise ilk ve tek Ar-Ge Merkezi. 1429 m2 lik kapalı alana sahip merkezde, ürün geliştirmenin yanı sıra, bal ve diğer arı ürünlerinin bilimsel araştırmaları yapılıyor. Türkiye’nin tüm yörelerindeki arıcılardan tedarik edilen ballar burada, farklı süreçlerde  92 parametrede analizden geçirilerek, kriterlere uygun bulunmayanlar geri gönderiliyor, ancak uygun bulunanlar ambalajlanarak sofralarımıza gelebiliyor. Sonuçta soframıza gelen bal da güvenilir, gerçek bal oluyor tabii.

Bal ve arı ürünleri diye yazıp duruyorum, arılar sağolsun, hep varolsunlar, sadece bal yapmakla kalmıyorlar; arı sütü, polen ve propolis gibi yüksek besin değerine sahip yan ürünler de üretip duruyorlar. Kovanlardan, bala göre çok daha az miktarda elde edilen ve çok değerli olan bu ürünleri de Balparmak kalite ve güvencesinde bulmak mümkün. Öyleki, yeni geliştirilen bir ürün olan Balparmak Apitera Zen’i bizzat deneme fırsatı buldum. Bal, propolis, zencefil, karanfil, karabiber ve limon karışımından oluşan Apitera Zen, evde çocukların  hasta olduğu bir dönemde bir kavanoz bitirildi ve başka bir ilaç almadan iyileştiler, öksürüklerinden eser kalmadı diyebilirim, resmen evde şifa kavanozumuz var artık 🙂 



                            

Gezi sırasında bazı sorularıma da cevap buldum tabii, bunları da sıralarsam eğer;

– Sahte bal, yabancı maddelerden üretilmiş bal demek değil, arı kovanının hemen önüne glikoz şurubu veya şeker konularak, arının uzağa uçmadan, çiçekten çiçeğe gezmeden yaptığı baldır. Yapan yine arı olduğu için sahte bal ile gerçeğini ayırmak o yüzden çok zordur. Kokusundan ve tadından balın sahtesi ile gerçeğini ayırt etmek imkansızdır, ancak yapılacak analizler ile anlaşılır.
– Bal peteği, eğer arı kendisi yapmıyorsa sanıldığı kadar faydalı değildir. Günümüz şartlarında bal peteği, bal mumundan fabrika ortamında tabakalar halinde basılarak kovanlara konulur, dolayısı ile doğanın tadını ve şifasını içermezler.
–  Bal doğal bir maddedir ve doğada iyi olan ne varsa içerisinde barındırır. Ancak arının bal topladığı yerde zirai mücadele ilaçları kullanılmışsa, havayı ve doğayı kirletici maddeler bulunuyorsa bu maddeleri de malesef yaptıkları bala geçirirler. Bu yüzden, analizlerden geçirilmiş, güvenilir markalardan bal almak gerekir.
– Vitamin, besin ve enerji değerleri ile bal, özellikle çocukların gelişimi için çok önemlidir, ama mutlaka 1 yaşından sonra. 1 yaşından küçük çocuklara bal yedirilmemesi önerilmektedir. Çocuklar için özellikle Çam balı tavsiye edilmektedir.

Yine çok güzel ve verimli bir gezi olarak kaydedildi etkinlik haneme 🙂 Emeği geçen tüm ekibe ve Balparmak’a çok teşekkürler…

Bir cevap yazın