• Genel

    360 İstanbul Suada Restaurant

    Yaz geldi artık, havaların ısınmasını bırakın bir tarafa bunaltıcı yaz sıcakları başladı bile. Böyle sıcak havalarda da insan püfür püfür esintisi olan açık alanlarda oturmak, yemek yemek istiyor. İşte Tarçın Events’den gelen 360 İstanbul Suada Restaurant Tadım Daveti tam da gönlümüze göre oldu 🙂

    Kuruçeşme Galatasaray Adası’nda Boğazı’ın eşsiz manzarasına karşı 360 Restaurant’ın yenilenen menüsü zengin çeşitleri ile bizlere sunuldu. Yediğim içtiğim bana kalsın demeyip menüyü sizlerle de paylaşmak istiyorum 🙂
     
    – Antakya Usulü Zeytin Salatası
    – Gorgonzola Peynirli Taze Kuşkonmaz
    – Avokadolu Füme Somon
     
     

    “Zeytin Dumanlı Dana Kaburga, Pancar Konfi, Yeşil Zeytinli Risotto” 360 İstanbul Reataurant Şeflerinden Erdem Kahraman’ın Food-Art Festivali için hazırladığı ve 22 restaurant şefi arasından birincilik kazanan yemeği, tabii bizim de ana yemeğimiz oldu. Özel zeytin ağacından stand üzerinde sunulan yemek, yanlarından kaynamış zeytin salamura suyu dökülerek zeytin tadının yemeğe işlemesine izin veriyor. İlginç, ilginç olduğu kadar de lezzetli. Şu an için restaurant menüsünde olmayan bu yemeğin ilginç sunumunu görmek isterseniz eğer, yan tarafta bulunan instagram ikonuna tıklayarak sayfamdaki video çekimini izleyebilirsiniz.
     
    Diğer sıcaklara gelince;
     
    – Yavaş Fırınlanmış Kirazlı Ördek
    – Susam Giymiş Kaya Levreği
    – Susamlı Parmesan Kraker Eşliğinde Köz Patlıcan
     

    Vee tabii kapanış kahve eşliğinde tatlı sunumu ile oldu 🙂

    – Ölümcül Çikolata
    – Patlamış Mısırlı Şeftalili Creme Brüle
    – Katmer
    – Çikolatalı Mini Börekçik
    – Çikolatalı Sufle

     

    Evet tüm yemeklerden tattık, hepsini beğendik (en çok da en iddialı yemekleri olan Dana Kaburgayı, umarım menülerine kısa zamanda alırlar.) Güzel bir sohbet ortamında Boğaz manzarasının keyfini sürdük. Bu güzel, keyifli akşam için bizleri ağırlayan 360 İstanbul Suada Club’a ve Tarçın Events’e çok teşekkür ederim… 

  • Genel

    Develi’de Antep Lezzetlerini Tadımdaydık :)

    Bir masa düşünün Antep Mutfağı’nın lezzetleri üzerinde sıralanmış; sıcacık pide, lavaş, tereyağı, tulum peyniri, turşu, gavurdağı salatası, en hakikisinden çiğ köfte. Sonra bir bir gelmeye başlıyor; yuvalama çorbası, abagannuş, muhammara, develi sarma, köpoğlu nasıl devam edeyim mi, yoksa fena halde açlık mı hissetmeye başladınız 🙂 Üzgünüm bunların hepsini yapayım deseniz yapamazsınız belki ama, Develi Restaurantları‘na giderseniz eğer, herbirini tatma şansınız var, hem de gerçek Antep usulünde ve lezzetinde… 
    Bimutfak İki Şef’in sempatik şefleri Özlem Mekik  ve Ayvaz Akbacak moderatörlüğünde gerçekleşen Develi Lezzetleri Tadım Gecesi’nde yaklaşık 90 kişilik mekan ve yemek blogu yazarı bir araya geldik. Develi  efsanesini başlatan Arif Develi ve bu ismi devam ettiren Ali ve Nuri Develi kardeşlerin de bizlerle olduğu bu gecede, geçmişten bugüne Develi hikayesini, çoğu lezzetin çıkış noktasını da bizzat birinci ağızdan dinleme şansını bulduk.
    Mesela benim en sevdiğim kebaplardan biri olan fıstıklı kebabını ilk kez Arif Develi bulmuş. O gece tattığımız lezzetler bununla kalmıyordu elbet; içli köfte, pastırmalı humus, kuru patlıcan dolması, fındık lahmacun, keme kebabı, kuzu şiş,alinazik, soğan kebabı ve yaprak şöbyet, fıstıklı sarma ile baklavadan oluşan tatlı tabağı ile geceyi sonlandırdık. 
    Bu lezzetleri ben de tatmak istiyorum diyorsanız istikamet belli, bizleri en iyi şekilde ağırlayan Bimutfak İki Şef’in sempatik şefleri Özlem Mekik  ve Ayvaz Akbacak’a ve Develi Ailesi’ne ise çok teşekkürler… 

  • Genel

    Burger@’te Lezzetli Bir Tadım Günü

    Burger@ beni çocuklarımla beraber bir tadım etkinliğine davet edince, itiraf edeyim ki; “Hamburger işte, daha farklı ne olabilir ki? ” diye düşünmüşüm. Uzun zamandan beri de hamburgeri, evde yaptıklarım hariç, minimum düzeyde yiyoruz, artık gitmiyoruz veya sipariş vermiyoruz. Ama bu demek değil ki; çocuklar hiç aramıyorlar, aksine çok seviyorlar. Davette bir cümle dikkatimi çekti; “Tamamen yerli sermaye ile geliştirilen Burger@, annelerin içini rahatlatacak titizlilikte hazırlanan, Türk damak tadına uyarlanan doyurucu menüleri ile Türkiye’nin “burger” anlayışına farklı tarzı ile yepyeni bir soluk getiriyor.” Madem çocuklar ve sağlık özellikle vurgulanmış, o zaman bu iddialarını görmek ve hamburger ile hasret gidermek üzere daveti kabul ettim.

    Sevgili Gülay ve yeğeni de Burger@ davetlisi olunca, oldu mu sana harika bir 5’li 🙂 Bizim tercihimiz Etiler şubesi idi, ama Nişantaşı, Çengelköy, Göztepe, Acıbadem de de şubeleri mevcut. Çocuklar tercihlerini 3’lü Mini Hamburger’den yana yaptılar. Ne güzel bir düşünce 3 ayrı soslu, 3 mini hamburger. Menüler sevimli metal tepsiler ve kaplar içerisinde geliyor. Şimdi “Aman ne olacak ha metal olmuş, ha plastik!” diyebilirsiniz belki ama, gözün doyması da çok önemli değil mi? Sonra bir soğan halkası ve patates geldi ki, lezzetini kızımın sözü ile açıklamaya çalışayım; “Anne, biz daha önce soğan halkası diye ne yiyormuşuz?” Hatta içitiğimiz ayranlar da şöyle kocaman saplı Susurluk Ayranı bardaklarında gelseydi ne güzel olurdu. Yemekten sonra gelen kahveler de yemeğin cilası oldu inanın, nerdee bir fast food restaurantında fincanda Türk Kahvesi içmek?

    Bizlere menüleri seçmemizde yardımcı olan, her türlü sorumuz sabırla cevap veren Sevgili Zeynep’e ayrı bir teşekkür. Kendisinin de öğrenci olduğu Boğaziçi Üniversitesi’ne (Burger@ üniversitenin hemen karşısında) muhakkak gitmemizi tavsiye etmeseydi, o manzaradan da mahrum kalacaktık 🙂

    Bizleri ağırlayan Burger@’e çok teşekkürler…

  • Genel

    Tüm Dilekleriniz İçin Dilek Pastanesi :)

    Dilek Pastanesi ile ilk tanışmam Fatih’teki şubesinde olmuştu, kendisi ile hemen kaynaşmış, o günden sonra da daha sık buluşmaya karar vermiştik 🙂 Sonrasında oturduğum yere yakın da bir şube açılınca değmeyin keyfime.
    Neden bu kadar seviyorum Dilek Pastanesi’ni? Ortam hoş, yiyecekler lezzetli, porsiyonlar büyük ve doyurucu, tabaklar süslü-püslü özenli bir şekilde önünüze geliyor. Bir restaurantın mönüsündeki fotoraflar ile gerçekte önümüze gelen yiyeceklerin aynı olup olmamasına özellikle dikkat ediyorum.
    Sadece bir sıcak sandviç veya salata ile doyulur mu demeyin, Dilek Pastanesi’nde iseniz doyarsınız. Hele ki kendi yapımları minik ekmekleri ile nasıl doyarsınız. Favorim zeytinli ve kepekli olanları.
    Sıcak veya soğuk sandviçlerin yanısıra çorba, et, kebap ve pizza da mevcut. Sebze çorbası ve fajitayı da bir deneyin derim ben. Hatta sabah erken yolunuz düşerse açık büfe kahvaltısı da harika.

    Yemeği bitirdikten sonra bir çikolatalı sufleye ve kahveye kim hayır diyebilir, ben kesinlikle diyemiyorum, orası kesin 🙂 Özenli ve lezzetli tatları arayanlara fazlası ile hitap eden bu başarılı işletmeyi tebrik ediyorum…

  • Genel

    Şeref Büryan Kebap Salonu

    Özel kuyusunda çengele asılarak pişirilen “Büryan Kebabı”nı duymuşsunuzdur. Peki bunların içerisinden “Şeref Büryan Kebap Salonu” adını duydunuz mu? Duymadıysanız eğer, bir uğradıktan ve perde pilavı-büryan yedikten sonra, bir daha unutmayacağınıza eminim. Sıcacık pidenin üzerinde gelen lokum gibi pişmiş et harika ötesi…


    Perde hamurunun etrafına badem koymamışlardı ama (zaten tek eksikleri buydu) hamurunu ve pilavını çabucak sildik süpürdük.

    Bakır taslarda gelen ayranlarından da bahsetmemek haksızlık olur gibime geliyor. Görüntüsü ve kıvamı o kadar güzeldi ki Aslı’cığım kaşıkla içti ayranını 🙂

    Yolunuz Fatih Unkapanı taraflarına düşerse Eski Tekel Binası’nın arka tarafına düşen İtfaiye Caddesindeki bu kebap salonuna uğramanızı tavsiye ederim. Ayrıca bu caddede Siirt, Bitlis ve Van yöresine özgü her türlü baharat ve şarküteri ürünleri satan dükkanlar mevcut. Kadınlar Pazarı adı da verilen bu caddeden her yerde bulamayacağınız ürünleri de bulabilirsiniz. Şimdiden afiyet şeker olsun…

  • Genel

    İkea’da Kahvaltı!


    Kızlar İkea’yı çok seviyorlar. Dışarı çıktığımızda nereye gideceğimize dair onların fikrini sorsak cevap tek adres olarak “İkea” oluyor. Cumartesi ve pazar günleri çok kalabalık olmasına rağmen bu benim de işime geliyor, çünkü kahvaltılarını bir an önce sorunsuzca yiyip, oyun oynamak istediklerinden keyifli bir kahvaltı oluyor. Eğer kendinize oturacak bir yer bulabilirseniz 🙁 kahvaltı tabağı 3 ytl. gibi cüzi bir miktar. Bu fiyatın içerisine 2 somun ekmek, omlet ve sınırsız çay da dahil. Börek, sosis ve sucuk tabağı gibi ekstraların herbiri ise 2 ytl. Çocuklu aileler için oyun havuzu mevcut, çevresindeki bankoda yemeğini yiyen ve oyun sırasında çocuğuna yediren aileler için çok ideal. Kahvaltı 9-11 arası, daha sonrasında kahvaltı tabağı alma şansınız yok, normal menüden seçim yapmak zorundasınız.

    İkea’da hiçbir ürünü bakmadan, ellemeden, incelemeden almıyorsunuz. Çocuklar için tüm satılan ürünlerden deneme amaçlı standlar hazırlanmış. Çocuklar ana okulundaki gibi yazmaya, çizmeye, oynamaya doyarak en çok beğendikleri oyuncakları alıyorlar. Ayrıca diğer ev eşyaları bölümünü gezen çocuklu aileler düşünülerek, bölümlere hata bulmaca, elle boyama, resim yapma gibi basit bilgisayar oyunları oynayabilecekleri oyun köşeleri hazırlanmış. (Aile alışverişine devam ederken çocuk onunla oyalansın diye, ancak oyunun başından nasıl kaldırılacağı konusunda hiçbir şey düşünülmemiş 🙂 Kısaca biz İkea’yı 3-4 saat hiç sıkılmadan zaman geçirecek kadar çok seviyoruz 🙂


  • Genel

    Bahar Günlerini Yakalamak İçin Son Şans!


    İş için Emirgan’a yolum düşünce, öğle yemeğini de koru içerisindeki Sarı Köşk’te yedim. Aldığım gıda; ton balıklı sandviç, çay, bol bol temiz hava ve korudaki rengarenk görüntüyle yaptığım göz banyosuydu. Ruhum da doydu, gözüm de, karnım da 🙂

    Sarı Köşk’ün ton balıklı sandviçini o kadar beğeniyorum ki, ev de zaman zaman yapıyorum, aynı tadı tutturduğumu söyleyebilirim. Tek farkı ben soğuk sandviç olarak yapıyorum, ekmeğini tost makinasında bastırmıyorum. Bir de sunumda cips ve turşu da mevcuttu. Sonbaharın güzel geçen bu son günlerini değerlendirmek istiyorsanız acele edin derim…

  • Genel

    Son Gözdemiz: Kahve Dünyası…

    “Kahve Dünyası”nı keşfettiğimizden beri oradan çıkamaz olduk. Hemen hemen her akşam iş dönüşü bir kahve molası verip eve öyle dönüyoruz. Kızlar da alıştılar, eğer uğramadan doğruca eve yönelmişsem “Aaa anne kahve dünyasına gitmeyecekmiyiz ?” diye hayıflanıyorlar.
     
    Hepimizin orada belli favorileri var, ben kesinlikle Türk Kahvesi, Sena sıcak miksomiks, Aslı ise bir çikolata canavarı olarak kaşık çikolata. Ne sipariş ederseniz edin masanıza öncelikle küçük bir tabakta kahveli drajeleriniz geliyor, eğer kahve sipariş etmişseniz yanında çikolata kaplı fıstıklı lokumunuz ve tabii küçük bir şişe su. (Bunların hepsi ikram)
     
    Ama diğerlerini de denemedik zannetmeyin. Bir kova burcundan beklenildiği üzere; her türlü yeniliğe açık biri olarak denediğim için söylüyorum, diğer pek çok yiyecek ve içeceği de süper süper… Fondü, frambuazlı cheesecake, naneli-limonlu karbuz, mozaik pasta tattığımız ve memnun kaldığımız lezzetlerden bazıları.
     
    Çalışan abi ve ablalarımız da kızlara bir ilgi, bir ihtimam gösteriyorlar ki… Genelde cafe latte yanında gelen kaşık şeklindeki çikolatalardan bizim kızlara özel tabakta 4-5 adet, bazen de fotoğraftaki gibi hayvan şekilli çikolatalardan birer tane hediye olarak veriliyor. Ve fiyatlar, abartmıyorum sudan ucuz. Anlatsam daha çok uzar ama son olarak şunu söyleyeyim; yiyecek sektöründe son zamanlarda aldığım böylesi mükemmel bir hizmete, ödediğim en ucuz ücret burada bence. Deneyin çok şaşıracaksınız….
  • Genel

    İkea Menüsü

    Bu aralar bahardan mıdır nedir, işlerde bir yoğunluk, bende de bir o kadar yorgunluk. Çok işim var ama hiç iş yapasım yok. Diğer blogları dolaştığımda da herkes aşırı yoğunluktan şikayetçi. Eskiden zaman daha bir yavaş geçerdi sanki, sindire-sindire yaşardık günleri, özlüyorum vallahi her istediğimi yaptığım o günleri. Bazen de kendimi kandırıyor muyum, avutuyor muyum bilmem “çocuklar büyüyecek, işim azalacak, işte o zaman her istediğimi yapacağım” diye. Bunları uzun uzadıya anlattım çünkü, iş stresinden bir nebze olsun uzaklaşmak için bazı kaçamaklar yapıyorum bazen. Çalıştığım yer itibariyle çok fazla seçenek yok gidebileceğim, ama içlerinde en tercih ettiğim yer Bayrampaşa İkea.
    İkea’yı çok seviyorum gerçekten, ortam sessiz- sakin, alışveriş hızlı sıra beklemiyorsun, yiyecekleri güzel, kısacası tam bana göre. Hele yemekten sonra kahve eşliğinde yenen bademli keki denemeye değer. Menüde; mercimek çorbası, meşhur İsveç köftesi, kocaman tekerlek şeklinde çavdar kıtırı, bütün restorantı buram buram enfes kokutan cafe latte ve beyaz çikolatalı bademli kek vardı. Hepsi çok güzeldi, gene gelecek ben… Kızlar da tutturmuşlar kahvaltıya da gelelim anne diye, elimiz mahkum bir pazar da onlar için de geleceğiz mecburen.
  • Genel

    Cihan Derya Balık Lokantası

    Dün yine aylık, olağan “canım birşey yapmak istemiyor” günüm olduğu için, yağmur, çamur , soğuk demedik atladık arabaya. Önce ne yiyelim faslı, daha sonra da bu trafikte nasıl en kısa zamanda varırız taktikleriyle istediğimiz yere ulaştık. 10 dakika içinde gelen yemeğimizi büyük bir iştahla götürmüş olmalıyız ki, çıktıktan sonra küçük kızım Aslı “balıkları nasıl yedik ama dimi baba” deyince koptuk. Kendileri de pek bir hayvan severdir, hem canlısını, hem de tabakta yatanını çok sever küçük hanım 🙂 Efendim yer Odabaşı, mekan Cihan Derya Balık Lokantası, lezzet süperrrr…