• Genel

    Etiler Şamdan Garden Kahvaltısı ve Bi Mutfak İki Şef Tarifi İle Acuka

    Geçen hafta pazar günü “Bi Mutfak İki Şef”in ünlü şefleri Sevgili Özlem Mekik ve Sevgili Ayvaz Akbacak moderatörlüğünde Etiler Şamdan Garden’da kahvaltıya davetliydim. Daha öncesinden de Etiler’in gözde yeme içme mekanlarından olan Şamdan artık Pazar günlerine özel kahvaltı da çıkarıyormuş, onu tatma olanağı da buldum böylece 🙂
    Geleneksel Türk Kahvaltı konseptinde sunulan ve 40’a yakın çeşidin bulunduğu kahvaltıyı uzun uzadıya anlatmayacağım, zaten fotoğraftaki kahvaltı tepsisi her şeyi anlatıyor 🙂 Ama yazmak istediğim bir şey var, çok güzel bir tarif. Sabah kahvaltılarınıza çok yakışacak, ekmek üzerine sürmeye doyamayacağınız acuka tarifi. Tarif; sıcaklığı ve samimiyeti ile gönülleri fetheden Sevgili Özlem Mekik  ve Ayvaz Akbacak’tan. Ben evde denedim ve yapar yapmaz deneme mahiyetinde bir dilim ekmek üzerine süreyim dedim, bir bakmışım 2-3 dilime doğru yol alıyor. Verdiğim ölçü ile  350-400 gr. acuka çıkıyor.
    Bu güzel kahvaltıda bizi ağırlaya Şamdan Garden’a, Bi Mutfak İki Şef’e ve Sevgili Bengü’ye çok teşekkür ederim.

    Malzemeler:
    – 3 yemek kaşığı biber salçası
    – 1 yemek kaşığı domates salçası
    – yarım su bardağı ceviz
    – yarım su bardağı ekmek içi veya galeta unu
    – yarım çay bardağı zeytinyağı
    – 1 tatlı kaşığı nar ekşisi
    – 2 diş sarımsak
    – yarım çay kaşığı karabiber
    – yarım çay kaşığı kırmızı pul biber
    – yarım çay kaşığı kimyon
    – yarım çay kaşığı kekik
    – yarım çay kaşığı kuru nane
    – yarım çay kaşığı yenibahar
    Yapılışı: Biber salçası ve domates salçası, zeytinyağı ile birlikte tavaya alınarak, kokusu çıkana ve salça tamamen yağı çeken dek kavrulur. Sarımsaklar rendelenerek ocağı kapatmadan önce tavaya atılarak 1 dakika kadar daha birlikte kavrulur. Ceviz ve ekmekler ayrı ayrı rondodan geçirilerek derince bir kaba alınır. Kavrulmuş salça ve geriye kalan tüm malzeme de ilave edilerek özdeşleşene dek karıştırılır. Soğuduğu zaman kavonoza alınarak buzdolabında saklanır.
  • Genel

    Faruk Güllüoğlu Yeni Menü Tadım Etkinliği

     
    Geçen hafta, muhteşem baklavaları ile tanıdığımız Faruk Güllüoğlu’ndan, oluşturdukları yeni menülerinin tadımı ve tanıtımı için bir davet aldım, tabii böyle tatlı bir davete katılmamak olmazdı 🙂

    Bugüne kadar baklavacı kimliği ile tanına Faruk Güllüoğlu, yeni yıl ile birlikte yemeğe öncelik veren yeni bir menü oluşturmuş. Dünya Mutfağı’ndan, geleneksel Antep Mutfağı’na kadar birçok farklı tatları barındıran menüyü oluşturan Şef Hasan Fehmi Peker’i tebrik etmek lazım, Güllüoğlu mutfağına güzel bir hareket getirmiş. Şirketin Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Güllü, değişen dünyada tüketim alışkanlıkları ve müşteri beklentilerinin değişmesi ile öze dönüş niteliği taşıyan cafe-restaurant konseptinin ortaya çıktığını, yurt dışında 3, yurt içinde 54 mağazadan 24’ünün yemek hizmeti veren cafe-restaurant tarzında olduğu ve ilerleyen zamanlarda bu mağazaların artacağı bilgisini verdi. Ben kendi adıma diyebilirim ki, yöresel lezzetleri yanı başaımıza getiren Faruk Güllüoğlu’nu sıklıkla ziyaret edeceğim gibi görünüyor 🙂 

     
     
    İştah açıcı olarak her masaya ikram edilen bol zeytinyağlı zeytin-peynir ezmesi-muhammara üçlüsü nasıl bir buluştur, şahane idi. En kısa zamanda kahvaltı için denenecekler listemde yer alıyor. Zeytin ezmeli kıtır ekmek ile servis edilen “Buğdaylı Roka Salatası”, kıtır ekmek ile servis edilen, mis gibi köy kokan “Etli Keşkek Çorbası” ve mantının domatesli-peynirli versiyonu “Antep Peynirli Spesiyal Mantı” ana yemeğe geçmeden tattığımız Faruk Güllüoğlu lezzetlerindendi.
     

    Gelelim etli, sıcak, ana yemeklere. Ancak şunu da hemen ekleyeyim, bizler bu yemeklere geldiğimizde zaten doymuştuk, çoğunun sadece kenarından berisinden tadabildik. O yüzden tekrar gidip, en sevdiğim lezzetlerin keyfini çıkarmaya ve evdekilere de tattırmak şart oldu 🙂
     
    Lime lime eti ile neredeyse dökülen “Dana Kürek”, püre ile servis edilen “Tavuk Köfte”, balığa çok farklı bir hava veren “Baklava Hamuruna Sarılı Levrek Fileto” ve leziz közlenmiş patlıcanı ile “Antep Közlemesi” gönüllerimizi fethetti.

    Son olarak tabii Faruk Güllüoğlu’nun olmazsa olmazı baklava ve çay ile geceyi sonlandırdık. Artık herkesin bildiği ve aşık olduğu klasik Antep fıstıklı, hafif tadı ile defalarca yiyebileceğiniz vişneli ve benim çok ama çook beğendiğim favori baklavam tahinli-cevizli baklava çeşitlerinden hangi birini yiyeceğimizi şaşırdık inanın 🙂
     
    Bu güzel gecede bizleri çok güzel ağırlayan Güllüoğlu Ekibine teşekkür ederim 🙂
  • Genel

    Kera-Mira Aşkı :)

    Geçen hafta, sevgili blogger dostlarım ile Keramika’nın 2015 Kera-Mira Aşk Temalı Ürünleri’nin tanıtımı için Yeşilköy Wow Otel’de buluştuk yine. Tabii konsept aşk olduğu için her yer kırmızılar, kalpler içerisindeydi 🙂 Sevimli aşıkları, mutfağınızda dilediğiniz her ürün üzerinde bulmanız mümkün, tabak-çanak, önlük, masa örtüsü, hatta saat üzerinde bile.
     
     
    Sevgili Tuba Öztürk’ün Keramika Ailesini tanıtımın ardından, bir ilk olarak bizlerin de  slaytlı tanıtımı gerçekleşti. Çoğumuz birbirimizi tanımamıza rağmen çok güzel, çok esprili bir tanıtım oldu 🙂 Ardından Kera-Mira Aşkını yakından tanıma imkanımız oldu ve finali hoş sohbet bir yemekle noktaladık…

    Lansman için o gün Kütahya’dan gelip hazırlanan, yorgunluklarına rağmen güler yüzlerini hiç kaybetmeyen enerjik Keramika Ailesi’ne bu güzel davetleri için çok teşekkür ederim 🙂
  • Genel

    Lav Cam İle “Yeni Bir Cam Yeni Bir Heyecan”

    Yine bir etkinlik, yeni bir etkinlik, ancak bu kez ışıl ışıl, çok romantik, bakmaya doyamadığımız bir ortamda buluştuk. “Yeni Bir Cam, Yeni Bir Heyecan” sloganı ile yeni bir kampanyaya imza atan LAV, biz bloggerlerı The Marmara Raika Restaurant’ta bir yemek daveti ile ağırladı.
     
    Çay setlerinden, saklama kaplarına, çorba kaselerine kadar 3500 çeşit ürün yelpazesine sahip olan LAV, Kütahya’da bulunan iki fabrikasında her yıl 700 milyon adet cam üretiyormuş. Böylece en az iki-üç çeşidi ile evlerimize girmesi çok normal görünüyor, değil mi?
     
    Yemekte bu kez, televizyondan Mimar Selim Bey olarak tanıdığımız Sevgili Selim Yuhay da cam kullanımına dair trendler, evimizdeki klasik cam eşya kullanımına basit dokunuşlarla nasıl farklı ve renkli sofralar hazırlayabileceğimize dair yaratıcı fikirlerini bizlerle paylaştı. Gecenin sonunda yapılan çekilişte Selim Yuhay’ın direkt benim çekiliş numaramı sorarak, benim çıkacağımı bilmesi gecenin hiiiçç unutmayacağım enstantanesi oldu 🙂 

    Yemekler, her seferinde güzeldi diye yazıyorsun demeyecekseniz söyleyeyim, nefisti. Zeytinyağlılar puf puf ekmeklerle yenildi, üzerine yenilen portakallı sorbe ile damaklar şenlendi.

    Et, balık, tavuk, iç pilav, kızartma derken tüm gece yedik diyebilirim 🙂

    Özgün cam tasarımları ile sofralarımızı renklendiren LAV’a, yaratıcı fikirlerini bizlerle paylaşan Selim Yuhay’a ve tüm Excel Ekibi’ne böylesi güzel bir davette bizleri ağırladığı için çok teşekkür ederim.
  • Genel

    Maggi İle Lezzete Yolculuk

    Maggi, Mutfak Sırları blogunun yazarı Sevgili Nilay Tulum ile çok hoş bir lezzet yolculuğuna başladı. Türkiye’nin yöresel yemeklerinin, ünlü lezzetlerinin peşine düşerek, şehir şehir dolaşıyor. Lezzete Yolculuk adını verdikleri bu projede Kayseri, Konya, Denizli ilk ziyaret edilen şehirler, sonrası da gelecek ve serüven devam edecekmiş, ee tabii güzel memleketimin her köşesi ayrı hazine. ne kadar güzel, her bloggerin rüyası 🙂
     
    Biz bloggerler de “Lezzete Yoculuk” serüvenin tanıtımı için Sultanahmet Deraliye Restaurant’ta toplanarak hem çok naif Osmanlı yemeklerinden tattık, hem de ilk hazırlanan videoları izleyerek proje hakkında bilgi edindik. Yok olmaya yüz tutmuş lezzetleri tanıtmak, gitmeyenlerin ayaklarına kadar böylesi görseli getirmek çok isabetli olmuş. Böylesi bir tur ne diyeyim her yemek bloggerinin rüyası 🙂

    Sizler de, Lezzete Yolculuğun yeni duraklarını merak ediyorsanız Maggi’nin Facebook sayfasından takip edebilirsiniz; https://www.facebook.com/MaggiTurkiye
     

    Gelelim yemeklere… Yemeklerin tümü Osmanlı Mutfağı’ndan seçilmiş yemeklerdi ve söylemeye hacet var mı bilmiyorum, her biri ayrı güzellikteydi. Menüde;

    – Nar Şerbeti
    – Kestaneli Terine (Tarhana) Çorbası

    Meze Tabağı;

    – Babagannuş

    – Vişneli Yaprak Sarma
    – Hibeş
    – Arefe Köftesi
    – Gemici böreği
     
    Ana Yemek;
     
    – Mutancena
    – Beğendili Tarçınlı Tavuk
    – Dana Kebabı
    – Halatiye

    Gecenin sonunda tam da konsepte uygun düşen ebru gösterisi büyük ilgi gördü. Herkes elinden geldiğince, gönlünden geçtiğince desenleri kağıt üzerine dökme fırsatı buldu.

    Lezzete Yolculuk serüveninde Sevgili Nilay’a kolaylıklar diliyorum. Bizleri böylesi güzel bir gecede ağırlayan tüm Maggi ekibine de çok teşekkürler…

  • Genel

    Fatoş’un Hamsili Pilav Günü ve Roka-Balık Etkinliği

     
    Yemekevi.tv’nin yazarı Sevgili Fatoş Vayni Şahin’in daveti ile Midtown Hotel’de “Roka-Balık Günleri” etkinliğine katıldım geçen hafta. Fatoş’cuğum bizlerle (yukarıdaki fotoğraf hepimizin mutfakta olduğnun kanıtıdır 🙂 mutfağa girdi ve kendi spesiyal tarifi hamsili pilavı kendi elleri ile pişirip bizlere ikram etti. Gün “Fatoş’un Hamsili Pilav Günü” idi, ancak Midtown Hotel More Restaurant’ın ödüllü şefi Ali Davut da boş durmamış, kelimenin tam anlamı ile döktürmüştü.
     
     
    İtina ile hazırlanmış soğuk mezeler yemeye kıyılamayacak kadar hoştu, kiminin üzerinde kelebek, kiminin üzerinde çiçekler vardı, ama kıydım da yedim vallahi 🙂
     
    – Acılı Ezme
    – Karidesli Salata
    – Yoğurtlu Patlıcan Salatası
    – Amerikan Salatalı Lavaş Sarma
     
     
    Günün konseptine uygun olarak ana yemek de dahil olmak üzere, tüm ara sıcaklar hamsiden olmasına rağmen, her bir yemekten ayrı tatlar aldım. Hangisini çok beğendim diyeyim ki size, hepsi diye bir seçeneği kabul eder misiniz?
     
    – Hamsili Pilav
    – Mısırlı Hamsi Dolması
    – Sebzeli Hamsi Çorbası
    – Hamsi Mıhlama
     

    Tahinli Dondurmalı Sarma, yenen onca güzel yemeğin üzereine gidebilecek ennn güzel tatlıydı gerçekten. Sadece lezzet olarak değil, sunum olarak da nefisti inanın.

    Tüm bu lezzetleri biz nereden bulalım derseniz, merak etmeyin Taksim Midtown Hotel More Restaurant’ta 20 Aralık tarihine kadar “Roka-Balık Günleri” devam ediyor. Tüm bu lezzetleri ve hatta daha fazlasını yiyebilirsiniz.
     
    Bizleri davet eden Sevgili Fatoş Vayni Şahin’e, yemekleri hazırlayan Şef Ali Davut ve ekibine ve bizleri çok güzel ağırlayan Midtown Hotel’e çok teşekkürler…
  • Genel

    Whittard İle Gerçek İngiliz Çayı’nı Deneyimledik

     
    Geçtiğimiz haftalarda Whittard’ın davetlisi olarak bir çay deneyimleme etkinliğine katıldım. 1886 yılında Londra’da kurulan ve yıllar içerisinde dünyanın dört bir yanında sunduğu özel çay, kahve ve kakao harmanlarının yanı sıra, yüksek kaliteli İngiliz porselenleri ile de tanınan Whittard of Chelsea, artık Akasya Acıbadem’de. Üstelik 128 yıllık markanın tarihinde bir ilk olarak kafe konsepti ile. Kafe konseptini tasarlayan DD İç ve Dış Ticaret, İngiltere’de de uygulayacağı bu yeni konseptin danışmanlığını da yürütüyormuş. Onların aklına neden gelmemiş ki acep 🙂
     

    Tadım gününde 128 yıllık reçetesi ile siyah çay ve yaseminli yeşil çay karışımından oluşan Afternoon, tarçın, karanfil, zencefil gibi baharatlarla egzotik bir tat yakalayan Spiced Chai, mis gibi gül kokulu English Rose, White Pomegranate ve Oolong gibi Whittard çaylarını deneyimledik. Ennn çok Spiced Chai’i sevdim, bir baharat delisi için ideal 🙂
    Kurutulmuş meyve, baharat ve çiçek yapraklarından oluşan bitki ve meyve karışımları ile karşımıza çıkan Whittard hazır çaylarını, soğuk ve sıcak olarak da tüketebilirsiniz. Süt ile hazırlanan özel baharatlı çayları ise farklı tatlar arayanlar için ideal bir alternatif olacak nitelikte.
     
     
    Sadece çay da değil, eşsiz kahve çekirdeklerinin klasik lezzetlerinden, aromalı kahvelerine, sıcak çikolataya kadar onlarca kahve
    çeşidini kahve menüsünden seçebilirsiniz. Hem de sıcak içeceklerinizin
    yanında; meşhur İngiliz
    kurabiyelerinden, özel yapım İngiliz marmeladına kadar birçok atıştırmalık ile. Bir Earl Gray’li çay kurabiyesi vardı ki, bayıldım.

    Bu güzel davet için Whittard’a teşekkürler…

  • Genel

    Bir Yudum Gençlik Hasadı

    Derler ki; ağaçlar kendilerine kral olmaları için zeytin ağacına giderler ve söylerler; “Bize kral ol.” Ve zeytin ağacı cevap onlara verir; “Allah’ın ve insanın bende övdükleri yağımı bırakayım da, ağaçlar üzerinde sallanmaya mı gideyim?” Böylece ağaçların krallığı reddeder, insanlara faydalanacakları yağını ve meyvesini sunmak için. O zamandan beri de insanlığın emrindedir, ölümsüz sayılabilecek uzunluktaki tüm hayatları boyunca…

    Zeytinin ve mucizevi hediyesi zeytinyağının hikayesi böyle. Daha önce zeytini sofralarımızda, zeytinyağını yemekte, salatada, hatta sağlığımız için kullanırken de severdim, ancak zeytin hasadına gittikten sonra sevmek ne kelime saygı ile, bahşedilen nimet için şükürle yaklaşıyorum. Bu yüzden Yudum Gıda‘nın davetlisi olarak katıldığım Ayvalık 10. Zeytin Hasat Şenliği çok farklı bir yerde benim için.

    Yudum Gıda’nın, tarih boyunca hep sağlık ve gençlik kaynağı olarak kabul edilen zeytin ağacının hasat zamanını, bu gençlik ve sağlık kaynağını almak, onu hasat etmek olarak anlamlandırma isteği ile “Bir Yudum Gençlik Hasadı” adı altında topladığı etkinlik için sabahın erken saatlerinde yollara düştük. İstanbul-Edremit uçuşu ve sonrasındaki kısa otobüs yolculuğumuzun ardından sakin ve mavi Cunda’ya, çam ağaçları içerisindeki Ortunç Otel’e geldik. O güzel ortamı anlatmaya kelimelerim yetersiz kalıyor, ben muhteşem diyeyim, siz gerisini tamamlayın 🙂

    Cunda’da zeytinyağı ve balık üzerine zengin öğle yemeğinden sonra Ayvalık’ın merkezindeki Şenlik Alanı’na gittik. Bu sene hiç olmadığı kadar ilgi görmüş şenlik, öyle söylendi. Şenlik alanındaki Yudum Gıda Standı’nda Ünlü şef Murat Bozok ile Özge Ulusoy’un birlikte hazırladıkları zeytinyağlı yemekler, şenliğe katılan ziyaretçilere ikram edildi. 

    Şenlik sonrası otele dönüldüğünde, Yudum Gıda Pazarlama Müdürü Burcu Yaman, Ayvalık Fabrika Müdürü Ahmet Topçu ve Satış Müdürü Tansel Tunca, Yudum Gıda, zeytin ve zeytinyağı üzerine sorularımızı yanıtladı, bizleri bilgilendirdi. Dünyada zeytinyağı üretiminde 6. sırada olan Türkiye’de kişi başı yıllık zeytinyağı tüketiminin 1,2 kg. seviyelerinde olması (İspanya, İtalya ve Yunanistan gibi lider üretici ülkelerde kişi başı tüketim yaklaşık 10 kg. seviyesinin üzerinde) malesef oldukça düşündürücü. Toplantı sonrası zeytinyağı tadımı gerçekleştirdik. Zeytinyağı tadımının nasıl yapıldığını, nelere göre değerlendirildiğini öğrendik, bir de “erken hasat”ın ne kadar güzel, ne kadar yoğun zeytin kokulu bir zeytinyağı olduğunu 🙂

    Ardından Şef Murat Bozok’un bizler için hazırladığı akşam yemeğine katıldık. Zeytin Çorbası, pırasa eşliğinde Somon Konfit, zeytin ve patlıcan püreli Kuzu Küşneme, Ayvalık usulü patates eşliğinde Levrek Rezene ve son olarak da Bergamotlu Creme Brulee, Murat Bozok tarafından bizler için hazırlanan akşam menüsüydü. Favorim kesinlikle ve kesinlikle Bergamotlu Creme Brulee idi 🙂 

    Ve hasat günü… Harika bir kahvaltının ardından ver elini Murateli Köyü. Köye vardığımızda Ayvalık’ın çevre köylerinden çocukların oluşturduğu  “Zeytin Çekirdekleri Korosu” bizleri karşıladı. Bir kalabalık, bir kuyruk, baktık ki keşkek-nohutlu pilav-ayran kuyruğu imiş. Köyün çevresinde bir tur sonrası, sıra geliyor “gençlik hasadı”na. Zeytin hasadı için bizler, bir tür çatala benzeyen özel motorlu alet kullansak da çoğu zaman zeytinler, sopa ile dalları sallanarak toplanıyormuş. Sonrasında yere düşen zeytinleri toplayan hanımlar giriyor devreye. O kadar hızlı topluyorlar ki yere düşen zeytinleri, 10 dakika içerisinde her bir sepet 5 kilonun üzerinde çekiyordu. Nereden mi biliyorum, topladıkları sepetler teker teker kantara çıktı, hanımlar birinciye bir altın hediyesi için yarıştılar. O gün herkes ellerinde zeytin dalları ile döndü hasattan, dallarında yeşilli, karalı zeytinleri ile…

    Sonra da dönüş, bu kez İzmir’den. Ancak son bir kez Şeytan Sofrası’na çıkıp Ayvalık Adaları’na ve Midilli Adası’na el salladık, rüzgar bizleri yere çalmaya çalışsa bile 🙂   

    Bir güzel “Zeytin Hasadı”nın ardından aklım erken hasat zeytinyağında, bir dikili zeytin ağacım Ayvalık’ta, mis gibi zeytinyağlı sabun kokusu burnumda, güzel anılarım Cunda’da, kısacası kalbim Ege’de kaldı 🙂 Bu çok güzel geçen zeytinin kalbine yolculuk için öncelikle Yudum Gıda’ya ve herşeyi en ince detaylarına kadar düşünüp bizleri rahat ettirmek odaklı çalışan tüm Excel İletişim ekibine çok teşekkür ederim… 

  • Genel

    Mutfakların Yeni Şefi Redmond Multicooker

     
    Geçtiğimiz hafta EKS Mutfak’ta yapılan bir workshopta yeni bir şef ile tanıştık. Bu öyle bir şef ki, sulu yemeğinden çorbasına, et yemeğinden pizzasına, tatlısından salatasına, ekmek yapmadan buharda pişirmeye kadar pişirmediği yemek yok gibi. Bu yeni şefi sizinle de tanıştırayım; Redmond Multicooker… Tek yapacağınız malzemeleri haznesine koymak, ilgili programı seçmek ve zamanını ayarlamak.
    Elektrik ile çalışan ve bir çok kap-kacağın, mutfak aletinin yerini alacak olan Redmond Multicooker’ın bir artısı da yemeklerdeki vitamin değerlerini koruması, yemekleri tam kıvamında pişirmesi, eee bir mutfaksever daha ne bekleyebilir ki 🙂

    Etkinlikte 12 blogger, her birimiz Redmond’un farklı modellerini kullanarak farklı yemekler pişirdik. Pişirdiklerimizi söylersem bu “Akıllı Şef”i daha iyi anlayabilirsiniz sanırım 🙂 Benim ve Sevgili Gülay’ın payına Pizza ve Humus düştü. (Ayrıca küçük bir not: Redmond’un hamur mayalama marifetine bayıldım.) Diğerleri ise;

    – Domates Çorbası
    – Elmalı Tatlı
    – Ananaslı Tavuk
    – Şehriyeli Pilav
    – Kısır

    – Sebze Çorbası
    – Karidesli Salata
    – Mantarlı Et Sote
    – Bulgur Pilavı
    – Çikolatalı Kek

    Etkinlik sonrası ise tüm yaptıklarımızdan, krallara yakışır bir ziyafet masası hazırladık ki değmeyin keyfimize, herkesin ellerine sağlık. 

    Son olarak bu güzel etkinliğe bizleri davet eden Sevgili Filiz Çatalkaya Orhan’a ve tüm Redmond ekibine çok teşekkürler…
  • Genel

    Sır.Sabır.Armağan Doğanın Mucizesine Anavarza Bal İle Tanıklık Ettik

    Bal hepimizin bildiği bal, artık görmeye kanıksadığımızdan olacak, bal işte deyip geçtiğimiz. Ancak Anavarza Bal‘ın davetlisi olarak katıldığımız etkinlik, bal üzerine unuttuğum veya hiç bilmediğim öyle bilgiler kazandırdı ki, çoğu zaman gidip bu mucizeyi gerçekleştiren arıları öpesim geldi inanın 🙂
     
    Anavarza Bal çeşitliliği ile beni şaşırttı; çiçek, çam ve kestane balını daha öncesinden de biliyordum, kekik-keven balı, narenciye balı ile krem balı denemek için ise sabırsızlanıyorum diyebilirim 🙂 (Krem bal ile hazırlanmış florantin tart aklımdan çıkmadı, sanırım da çıkmayacak 🙂
     
     
    Anavarza Bal’ın davetlisi olarak etkinliğe katılan, doğal arıcılık konusunda uzman ve rahatlıkla arılara aşık diyebileceğim Sevgili Debra Roberts bizleri arıların büyülü dünyasına yolculuğa çıkardı. Verdiği bilgiler karşısında anladım ki; değil şapka çıkarmak, arılar karşısında ayağa kalkmak lazım 🙂
     
    – Bir arı, tüm hayatı boyunca ancak bir tatlı kaşığının onda birini dolduracak kadar bal yapabilir.
    – Arılar 1 kg. bal için, 7.5 milyon çiçek dolaşır, bunun için 90.000 millik uçuş yaparlar.
    – Arılar bal toplarken üzerine yapışan çiçek polenlerini taşıyarak tüm dünya florasının devamını sağlarlar. Arıların dünya üzerinden yok olmaları 4 yıl içerisinde dünyadaki tüm yaşamın bitmesine neden olurmuş, ki dilerim hiçbir zaman bu ispatlanmaz.
    – Arıların koku yetenekleri o kadar gelişmiştir ki metrelerce uzaktan yüzlerce çiçek çeşidini ayırabilir ve hangi çiçekte polen var anlayabilirler.
    – Arıların kanat çırpma hızları çok yüksektir. Saniyede yaklaşık 200 kanat vuruşu yaparlar. Meşhur arı vızıltısının sebebi bu kanat çırpma hızıdır. Bir bal arısı yaklaşık 6 mil uçabilir ve saatte 15 mil hız yapabilir.
    – Bal asla bozulmayan bir besindir. (Piramit kazılarından firavun ile gömülen ve hala bozulmamış
    bal çıkarılmıştır.) 
    – Özellikle kestane ve çam balı sağlık için çok ama çok faydalıdır.
    – Dünyadaki çam balının % 95’i Türkiye menşeylidir.  
     

    Gelelim etkinlikte yaptığımız ballı lezzetlere;

    – Sirkencebün Şerbeti
    – Ballı Tavuk Kanatları
    – Helva-i Hakani

    Bu güzel etkinlikte, değerli sunumu ile renk katan Sevgili Debra Roberts’e, tüm Anavarza Bal Ekibine ve Aristo İletişim’e teşekkür ederim. Ayrıca etkinlikte tanıştığım, blogumun izleyicilerinden Sevgili Gülşah’a bana verdiği güzel enerjiden dolayı sevgilerimi gönderiyorum 🙂