• Genel

    Yemek Bizim İçin Bir AŞK Blogger Buluşması

    Yaklaşık bir ay gibi kısa bir sürede hazırlandığımız “Yemek Bizim İçin Bir AŞK” kahvaltı etkinliğimizi başarı ile bitirmenin mutluluğu içerisindeyiz.
    “Yemek Bizim İçin Bir AŞK” fikri nasıl ortaya çıktı, bu süreçte neler yaptık ve yaşadık hepsini paylaşmak istiyorum sizinle. Şimdiye kadar pek çok kez blogger kahvaltı buluşmalarına davet edildik ve katıldık. Her seferinde düzenleyen arkadaşlar konuşmalarını yaparken aklımızdan geçen fikir; “Biz de böyle bir blogger buluşması planlayalım.” olmuştu. Nihayet ben, Vildan (lezzetduragi) ve Gülay (gulaymutfakta) ile bu fikri hayata geçirmeye karar verdik ve çalışmaya başladık. 
    Sevdiğimiz ve tanıdığımız tüm bloggerleri kapsayan kalabalık bir grup ile kahvaltımızı gerçekleştirmek istedik. Bu yüzden de öncelikle hepimizin rahat edeceği büyük ve bize ait olacak bir mekan arayışına girdik. İtiraf etmek gerekirse organizasyonun en sıkıntılı bölümü mekan bulmakla geçti. Manzarası güzel ama ulaşıma uzak, fiyatı uygun ama mekan küçük derken sonunda Mado Bakırköy İncirli Şubesi’nde karar kıldık. Tek bir amacımız vardı artık; değerli blogger dostlarımız için renkli, eğlenceli, sürprizli, gelen herkesin yüzünde memnuniyetle ayrılacağı ve güzel bir anı olarak kalacağı bir kahvaltı organizasyonu yapmak.
    Bunun için, defalarca mekanı ziyaret ettik, kahvaltıya ekstra eklentiler için zorlu bir pazarlık yaptık, katılımcı blogger listesi belirledik, sponsor firmaları belirlemek için yüzlerce mail yazdık, onlarca telefon konuşması gerçekleştirdik, sayfa sayfa sorular hazırladık, defalarca üçümüz biraraya gelip strateji belirledik. Etkinlik konseptinden tutun da davetiye, logo ve vereceğimiz hediyeye kadar her şeyi ama her şeyi kendimiz planladık ve yaptık.
    Olumlu geri dönüşler, ilk sponsorumuzdan gelen ilk ürün, her olumlu cevap sonrasındaki olacak inşallah mesajlarımız derken etkinlik gününü heyeceanla beklemeye başladık. Etkinliğin bir gün öncesinde tam 3 araba dolusu ürünle Mado’nun kapısına dayandık. Ağzına kadar dolu, sadece şöför koltuğu boş olan 3 araba düşünün. 5 saat süren düzenleme sonunda epey yorgun, azıcık endişeli ve çokça heyecanla evlerimize döndük. 
    3 Aralık Cumartesi günü hepimiz çok heyecanlı olsak da gelen arkadaşlarımız ve sunum yapan sponsorlarımız ile zaman nasıl geçti anlamadık desek yeridir. Şimdi bunları yazarken o süreç aklıma geliyor da gerçekten çok çalıştık. Olmayacak galiba derken birbirimizi olacağına inandırdık. Çok emek sarfettik ama sonucun güzel olması, bizlerin de gülerek ve tatlı bir yorgunlukla günü tamamlamamızı sağladı. Gönül isterdi ki tüm blogger arkadaşlarımızı davet edebilelim, ancak mekan ve şartlar malesef buna imkan vermedi. Umarız katılamayan blogger dostlarımız ile başka bir organizasyonda biraraya gelebiliriz.
    “Yemek Bizizm İçin Bir AŞK” Kahvaltı Etkinliği sürecinde katılımları ile bizleri mutlu eden tüm blogger dostlara, hediyeleri ile destek olan tüm sponsorlarımıza tekrar teşekkür etmek istiyorum. Hep birlikte çok güzel bir gün geçirdik, İyi Ki Geldiniz, İyi Ki Varsınız. 🙂
    #yemekbizimicinbirask etkinliğimizde bizleri destekleye Sponsorlarımız;
    Arbella  yeni çıkardığı ürünleri ile mutfağımızda lezzet rüzgarı estirecek.

                                             

    Balparmak, %60 bal, %20 fındık içeren yeni ürünü Ballımix ile sponsor oldu. Kahvaltımız artık çok ballı. 🙂
    Banvit hediye çekleri ve “Tavukla Yaratıcı Tarifler Yemek Kitabı” ile bizlerleydi. Ayrıca Diyetisyen Sayın Canan Aksoy’un katılımı ile Sağlıklı Beslenme konusunda bilgiler edindik, tavukla ilgili aklımıza takılan sorulara cevap bulduk.
    Cook, yeni ürünü Çok Amaçlı Folyo’yu bizler için göndermişti. Bir tarafı alüminyum folyo, bir tarafı pişirme kağıdı olan bu yenilikçi ürünle tüm fırın yemeklerini içimiz rahat yapacağız artık.

    Essence, far, rimel ve ruj ile makyaj çantalarımızı renklendirdi.
    Farmasi bloggerler için Gül Seri’sinden harika bir set hazırlamıştı. Farmasi Kıdemli Bölge Müdürü Filiz İnceoğlu, yaptığı sunumu ile herkesi kendisine  hayran bıraktı.
    Funda Ekiz yeni kitabı “Kendi Sağlığının Koçu Ol.” ile bizlerleydi. İdeal kilonun sırlarını öğrenmek isteyenler için harika bir kitap olacağını düşünüyorum.
    Hazz muhteşem makaronlarını biz bloggerler ile buluşturdu. Hem şık, hem de çok lezzetli makaronlar güne renk kattı.
    Sponsorlarımızdan Kenton , içi ürün dolu sevimli kutusu ile mutfaklarımızda yerini aldı bile. 🙂
    Keramika birbirinden şık Keramika ürünleri ile bloggerlara yüzlerini gülümseten sürprizler hazırlamıştı. 
    King Küçük Ev Aletleri, kahvaltı ve mutfak serisinden ürünler ile 7 şanslı bloggerin mutfağını şenlendirdi.

    Kükrer Fermantasyon Tarihi Odunpazarı Markası ile bizleri yalnız bırakmadı. Sayın Gözde Kükrer’in sunumu ile ürünler ve özellikle temizlik sirkesi hakkında bilgilendik.
    Mastiqua damla sakızlı soda ile tüm bloggerlere ferahlık ve tazelik getirdi.
    Muratbey Gıda birbirinden güzel lezzetleri ile bizleri destekledi, çeşit çeşit peynirler ile kahvaltılarımız şenlendi.
    Omo sıvı deterjanı ile yanımızdaydı. Omo ile kirlenmek güzeldir dedik. 🙂
    Vissmate evde hijyen için pek çok ürününü biz bloggerler ile paylaştı.
    Dr. Özgür Bolat‘ın piyasaya yeni çıkan kitabı Beni Ödülle Cezalandırma, çocuk yetiştirmedeki doğru bildiğimiz yanlışları göstererek tüm anne ve babalara ışık tutuyor.
    Papağan Kuruyemiş, sağlıklı atıştırmalıkları ve kuruyemişleri ile kahvaltımıza enerji kattı. Sayın İ. Tarık Karakaya’nın sunumu ile yeni çıkardıkları ürünlerinin müjdelerini de almış olduk.
    Reis Gıda, evde pişen ev yemeğini destekleyen politikası doğrultusunda bizlere geleneksel mutfak lezzetlerinden oluşan ürünlerini göndermişti.
    Sadem Çay, mis kokulu çayları ile bizleri destekledi.
    Tropicana çeşit çeşit meyva suları ile hem kahvaltımızı, hem de evlerimizi tatlandırdı.
  • Genel

    Vestel’den Hoş Bir Yenilik: Vestel Mix-Go

    Anneler Günü öncesinde katıldığım bir etkinlikten bahsetmek istiyorum bugün müsade ederseniz. Vestel Küçük Ev Aletleri bünyesinde Mix-Go adı ile çıkardığı yeni ürününü denemek üzere toplandığımız EKS Mutfak Atölyesi Saphire’de “Hafif ve Leziz Beslenme Sırları” adı altında sağlıklı ve lezzetli içecekler hazırladık. Mix-Go; de tek bir tuşla sağlıklı besinleri karıştırıp işinize, okulunuza veya spor yapmak üzere çıkarken yanınıza alabilmenize olanak sağlıyor. Yani yemek yerine geçecek içecekler hazırlayarak özel kapağı kapatıldığında kolayca öğünümüzü yanımıza alabiliyoruz, hazırlaması da 5 dakikayı bile bulmuyor, o derece pratik yani…

    Mix-Go’nun en beğendiğim özelliklerinden biri de buzları kolaylıkla parçalaması oldu, yani milkshake hazırlamak artık çok kolay.. Kırmızı, turuncu ve yeşil renk alternatifleri içerisinde de benim payıma kırmızı düştü. (Kırmızı için çok talip olduğunu hemen ekleyeyim:) BPA içermeyen iki farklı boy şişesi de yapacağınız miktar için size alternatif sunuyor. Yani evinizde Vestel Mix-Go varsa baş parmağınız çok yorulacak 🙂  Workshopta yaptığımız tarifleri kısa zamanda sizlerle paylaşmaya çalışacağım.

    Vestel Pazarlama Müdürü İrem Ünal Karagözoğlu nezdinde Vestel’e, Grup 7 İletişim’e ve Sevgili Filiz Çatalkaya Orhan’a eğlenceli geçen bu etkinlik için çok teşekkürler… 

  • Genel

    Taze Fasülye Derin Dondurucuda Nasıl Saklanır?

    Taze fasülye ayıklamak bana ölüm gibi gelir, çünkü her iki tarafındaki kılçıkları çekip atmak yetmez, illa yan taraflarını kazıyıp atmam gerekir, ancak öyle temizlenmişse yiyorlar. Hal böyle olunca da canım hiç taze fasülye yapmak istemiyor, ancak evdekilerin de en sevdiği yemeklerden biri taze fasülye olunca, bahçeden gelen 5 kilo fasülyeyi ayıklamak üzere tüm aile masanın başına geçtik 🙂 Normalde 1 kilosunu ayıklamak 45 dakika süren fasülyeyi toplam 1 saate temizleyip bitirdik. Atalarımız boşuna dememiş “birlikten kuvvet doğar” diye. Haydi kışın bol bol taze fasülye yemek için fasülye seferberliğine 🙂

    Malzemeler:

    – 1 kg taze fasülye
    – 0,5 kg domates

    Yapılışı: Taze fasulyeler iyice yıkanarak her iki kenarındaki kılçıklar temizlenir ve istenilen uzunlukta kesilir. Domatesler ister rendelenir veya onlarda buradaki tarifime göre sos olarak hazırlanır. Ayıklanmış taze fasülye ve domates rendesi (eğer domates sosu ile yapacaksanız 4 yemek kaşığı domates sosu) derince bir tencereye  alınarak fasülyeler yeşil rengini kaybedip sarımsı bir renk alaıncaya kadar (yaklaşık 8-10 dakika) yağsız olarak kavrulur. Hazırlanan malzeme yarım kiloluk iki buzluk poşetine bölüştürülüp soğuduktan sonra derin dondurucuya kaldırılır.
  • Genel

    Carte D’or Yeni Sıcak Tatlı Serisi

    Bayram öncesi Carte D’or yine yaptı yapacağını; ben işyerinde bayramda ne yapacağımı kara kara düşünürken, içi Carte D’or Yeni Tatlı Serisi’nden ürünlerle dolu çok şık bir kutu elime ulaştı. Bundan daha tatlı bir bayram hediyesi olabilir mi? Benim için bu tarz firma etkinliklerinin ilki olan, her özel günde bizleri unutmayıp cömert hediyelerini aldığım ve en önemlisi Sevgili Aylin ile tanışmama vesile olan Carte D’or ailesine çok teşekkür ediyorum 🙂
    Bu arada bir makaron fırtınasıdır gidiyor, ben de bu fırtınadan nasibimi aldım 🙂 Carte D’or ürünlerinden hemen ilkini elime geçer geçmez denedim, o da tabii makaron oldu. İlk acemilik tabi hem kocaman kocaman oldular, hem de çok fazla kabarmadılar, ama gerçek makaron görüntüsü yakalayana dek denemeye devam 🙂 Evdekilerin yoğun çikolata tadını çok sevdikleri makaronu yerken, benim favori tadlarım olan fıstıklısı ve nanelisi de olsa ne güzel olurdu diye içimden geçirmedim de değil hani 🙂
  • Genel

    Kahve Dünyası Artık Metro İstasyonlarında…

    Yaklaşık iki ay önce özürlülerle ilgili bir çalışma için kalabalık bir grup ile tam gün İstanbul içerisindeki muhtelif noktalarda incelemeler yaptık. Heyecanla ve şevkle başlayan incelemeler, akşamın sonuna doğru (akşam 7-8 gibi 🙂 açlığın verdiği gözdönmesi ile vahim boyutlara ulaşmıştı. Son nokta olan Düşşafaka Metro İstasyonu’nda nasıl çaresizce yiyecek birşeyler aradığımızı dün gibi hatırlıyorum, hatta hemen ertesi gün Kahve Dünyası’ndan gelen “Darüşşafa Bardakları” çok anlamlı olmuştu 🙂

    Sanırım Kahve Dünyası o günkü sıkıntımızı hissetmiş, keşke Allah’tan başka birşey daha isteseymişim 🙂 Kahve Dünyası 25 Şubat’tan itibaren 15 metro istasyonunda hizmet verecek. Sıcak içeceklerin yanısıra sandviç ve kekler de var tabii. Kahve tiryakileri için harika bir haber bu gerçekten, haydi metro istasyonlarını misssler gibi kahve kokutalım, var mısınız 🙂
  • Genel

    Kötü Kokulara Karşı Etkili İlk ve Tek Bulaşık Deterjanı: Pril Hijyen…

    Türkiye’nin ilk sıvı deterjanı olarak ”Pril ile bulaşıklar pırıl pırıl” sloganı ile mutfakta biz hanımların büyük yardımcısı Pril, şimdi de güçlü formülü ile çıkmayan kokuları ve inatçı lekeleri yok eden hem de hijyen temizlik sağlayan Pril Hijyen’i mutfağımıza hediye ediyor.

    En zorlu bulaşıklar arasında yer alan tava ve tencerelerde mükemmel sonuç verirken, tüm kötü kokulara karşı etki göstererek yanmış yağ, yemek, et, balık kalıntı ve kokuları kolaylıkla temizliyor. Kötü kokuları yok ederken kendi özel parfümü ile de fark yaratan Pril Hijyen, mutfaklara temizliğin kokusunu getiriyor. Tüm bulaşıklar kötü kokulardan arınarak mis gibi kokuyor. Pril Hijyen, ultra yoğun formülü ile süngerin üzerinde uzun süre kalıyor, bol köpüğü ve hijyen kokusu sayesinde güçlü bir performans gösteriyor. Güçlü yağ parçalayıcı formülü ile zor yağları kolaylıkla çözüyor. Böylece bulaşık yıkarken güç gösterisi yapmanıza da gerek kalmıyor, dağlar kadar bulaşık yorulmadan tertemiz oluyor.

    Denemem için çok hoş bir ürün paketi gönderen Henkel Pril‘e çok teşekkürler…

  • Genel

    Easyfood: Aklınızda Ne Varsa 2 Dakikada Sofranızda

    Yenilikçi bir yapım vardır, bir lokantaya gittiğimde sevdiğim yemekler yerine değişik yemekleri sipariş ederim, bir markete gittiğimde de, yeni bir ürün gördüğümde hemen sepete atıveririm bir tane. (Sanırım firmaların en sevdiği müşteri grubuna giriyorumdur 🙂
    Ben yeni ürünleri sevdiğimden midir nedir, yeni ürünler de beni bulur tevafuk yolu ile herhalde 🙂 Easyfood ile tanışmam da Sevgili Gamze Koç’un, telefonu ve sonucunda bana gönderdiği ürünler ile gerçekleşti.
    Levrek Buğulama haricinde diğer üçü ürünü hemen akşamına denedim, hem de 3 çeşit yemeği tam 10 dakikada hazırlayarak. Benim tam tersi yapıma sahip, alıştığı 5 çeşit yemek haricindekileri burun kıvırarak yiyen eşime söylemedim ama 🙂 “Taze fasulyeyi yazdan mı dondurmuştum?” “Ayva tatlısını annem mi göndermiş?” “Pilav dünden mi kalmış?” Eşimin yorumlarına ben de katılıyorum; Taze fasülye ve ayva tatlısı yanlarına sadece yoğurt ve kaymak ilavesi ile 5 dakikada servis edilen ve lezzetleri harika iki ürün, ancak biz pilavı o kadar da sevemedik. (Çok kötü değil, ama anne eli değmiş gibi değil de, yeni yetme genç kız işi gibi biraz 🙂

    Bizi pratik lezzetle tanıştıran Easyfood ve Sevgili Gamze Koç’a çok teşekkürler…

    EASYFOOD:
    Türkiye’de bir ilk olan ve İ.T.Ü Kimya Metalürji Fakültesi Gıda Bölümü’yle yapılan iki yıllık AR-GE çalışmaları sonucu geliştirilen özel bir üretim yöntemi ile hazırlanan Easyfood’un “hazır yemek” ve “hazır tatlılarının” yanı sıra yemek yaparken “vakit kazandıran” etleri, haşlanmış bakliyatları ve yemek pişirme sosları bulunuyor.
    Özenle seçilmiş doğal malzemelerle, hijyenik koşullarda üretilen Easyfood, tanıdık lezzetleri en doğal, en taze haliyle size ulaştırıyor. Üstelik çok özel bir sterilizasyon ve vakum teknolojisiyle üretilen Easyfood, buzdolabına gerek kalmadan tazeliğini uzun süre korur. Easyfood ürünleri; %100 doğal olup, mevsiminde toplanmış sebze ve meyvelerin besin değeri korunarak kendi öz suyuyla pişirildiğinden, pratik olmasının yanı sıra aynı zamanda çok da sağlıklı ve lezzetli… Üstelik bunun için üretim standardı, sürekli kalite ve gıda güvenliği anlayışı ile değişmeyen lezzet garantisi bulunuyor.

  • Genel

    Süt Kremasından Tereyağı

    Sevgili Özlemhan‘da toplandığımızda Sevgili Sühelya, süt kremasından, çok basit bir işlem sonrasında bildiğimiz tereyağı elde ettiğinden bahsetmişti. Sonra geçen hafta, küçük kızımla birlikte Yumurcak TV’de “Arka Bahçede Bilim” programını seyrederken (Çok da faydalı bir çocuk programı, bazı fizik ve kimya olaylarını basit bir dille çocuklara açıklıyorlar, tavsiye ederim.) Bir kavanoz içerisine süt kremasını koyarak ve sürekli çalkalayarak tereyağı yapıldığını gösterince başladı bizim de tereyağı yapma maceramız 🙂

     
    Öncelikle bildiğimiz 200 gr.’lık küçük kutu süt kremasını bir shaker içerisine koyduk. (Sizde yoksa herhangi bir kavanoz da aynı işi görüyor.) Sonra başladık sürekli olarak çalkalamaya, ancaaak buna inanın kol dayanmıyor. Kızım ve ben dönüşümlü olarak çalkaladıysak da bu işe yarım saat dayanabildik, sonrasında Sevgili Süheyla’nın da önerdiği gibi blendere attık, o bizim yerimize 5 dakikada halletti 🙂

     
    Hafif sıvık formlu süt kreması blenderde orta devirde sürekli karıştırılınca önce katı form alıyor, sonra tekrar sıvılaşıyor, (ilk katılaşma sizi yanıltmasın) karıştırma işlemine bir süre daha devam ettiğinizde altta katı bir yağ tabakası çökeliyor, üzerinde de sıvı birikiyor. Alttaki yağı alıp bir süzgeçte 15-20 dakika süzdürürseniz tereyağınız hazır demektir.

     
    Elde ettiğiniz tereyağına istediğiniz miktarda tuz ilave ederek (ben hiç eklemedim, hafif tatlımsı tadı ile üzerine reçel sürerek daha çok beğendik) silikon kaplara koyarak dondurabilirsiniz. İnanın “bu tereyağını ben yaptım” diyerek sofraya koymanın tadı başka hiçbir yerde yok 🙂

     

  • Genel

    Fırın Poşetinde Tavuk Şiş

    Fırın poşetlerini kullanmaya başladığımdan beri mutfağıma da sağlık ve pratiklik yerleşti. Bu poşetleri her kullandığımda “kim bulduysa bu yöntemi helal olsun.” diye aklımdan geçirmeden duramıyorum 🙂 Eğer yiyecekleri kısa zamanda, çok az yağla, lezzetinden bir şey kaybetmeden ve çok temiz bir şekilde pişirmek istiyorsanız istikamet fırın poşeti…

    Malzemeler:

    – 1/2 kg. diyet göğüs

    – 12 adet çeri domates

    – 12 adet arpacık soğan

    – 1 yemek kaşığı zeytinyağı

    – 1 tatlı kaşığı domates salçası

    – tuz, karabiber, köri, tavuk baharatı

    – 1 tatlı kaşığı un

    – 1 adet fırın poşeti

    Yapılışı: Tavuk eti yıkanarak, yaklaşık 2 cm.’lik küpler halinde doğranır. Çeri domatesler ve arpacık soğanlar da yıkanıp temizlenir. Çöp şişlere sırayla tavuk eti, domates ve arpacık soğanlar geçirilerek yaklaşık 6 şiş hazırlanır.

    Küçük bir kase içerisinde zeytinyağı, salça, tuz ve baharatlar harmanlanarak şişlerin üzerine sürülür. Fırın poşetinin içerisine un dökülerek poşetin tüm iç yüzeyinin unlanması sağlanır. Şişler, bir fırın tepsisi üzerinde poşete yanyana konularak ağzı kapatılır. Poşetin fırın içerisinde şişerek patlamaması için üzeri 4-5 yerinden delinir.

    Fırın poşeti, önceden ısıtılmış 180 dereceye ayarlı fırında 35-40 dakika pişirilir. Fırından çıktıktan sonra poşetin üst kısmı kesilerek şişler sıcak olarak servis edilir. Afiyet-sağlık olsun…
  • Genel

    Soft Bowl ile Topluca Kek Pişirme Sanatı :)

    Limonlu Kek iftiharla sunar: Bu post; topluca kek yapımının resimli fotoromanıdır, üstelik Renkli ve Türkçe 🙂

    Herşey, soğuk ve karlı bir Şubat günü Soft Bowl‘dan gelen “Bizimle Kek Pişirmek İstermisiniz?” daveti ile başladı. Benden yana verilen cevap olumluydu ve tam 13 blogcu Hobimle Lezzet Okulu‘nda beraberce kek pişirmek üzere buluştuk.

     
    Herkes, kek yapmak üzere tüm malzemeleri yanıbaşında hazır vaziyette start verilmesini bekledi. Bekleyiş içerisinde herkes kafasında neli kek yapacağı gibi stratejik planları gözden geçiriyordu. Verilen komutla birlikte herkes aynı anda yumurtaları kırmaya başladı 🙂

     
    Etrafta uçuşan un, şeker, kabartma tozu bulutları arasında herkes en güzel keki yapmak üzere hummalı bir telaşa girdi. (Bu arada bir kek pişirirken mutfağın nasıl dağıldığından şikayet ediyorsanız, bir de 10 kek pişerken nasıl dağıldığını görseniz diyorum 🙂

     
    Kekler ikili olarak kardeş kardeş fırına atıldıkça, üzerimize düşeni alnımızın akıyla gerçekleştirmenin iç huzuru ile için rahat bir soluk alındı.
     
    Kekler fırında pişerken ortalık derlenip toparlandı, çay ve ikram için yeniden düzenlendi. Biz kızlar da vurduk sohbetin gözüne 🙂
     
    İkramlar da harikaydı, Sevgili Birsen‘in yaptığı ve herkesin ikişer kere servis ettiği kısır günün en lezzetlisi ünvanını hakediyordu sanırım.

     

    Yine Birsen’in yaptığı poğaçalar da muhteşemdi.

    Sevgili Sevil‘in yaptığı kestaneli pasta da herkesin 2’şer dilim alması ile lezzetini kanıtlamış oldu.

    Tüm bu telaş ve bekleyiş, işte güzel turuncu giysisi ile gelin gibi salınan kek içindi 🙂

    Daha önce silikon kek kalıpları ile yaptığım başarısız kek denemelerinden sonra; silikon kek kalıplarını kullanırken nelere dikkat etmemiz gerektiğini kendimce sıralarsam;

    – Silikon kalıp yağlanmadan da kullanılmasına rağmen keki kalıptan çıkartırken çok yarar sağlaması açısından katı yağ ile yağlanmalıdır.
    – Silikon kapların özelliği daha az kek karışımı ile daha kabarık kekler elde edilmesi olduğundan, kalıbın ancak 2/3’ünün kek karışımı ile doldurulmalıdır.
    – Kalıplar fırına verildiği zaman her tarafından aynı ısının dolaşması için tel ızgara üzerine oturtulmalıdır.
    – Kalıp fırından çıktıktan sonra, kekli kısım yukarıda olacak şekilde ılınıncaya kadar bekledikten sonra kek kalıptan çıkarılmalıdır.
    – Silikon aslında sağlığı tehdit edecek hiçbir madde içermediği için çok sağlıklı bir malzeme olmasına rağmen, bazı kalitesiz silikonlar, fırına girdiği zaman renk değiştirmişse kimyasalı değişmiş demektir, kesinlikle kullanılmamalıdır.

     

    Ve işte fotoromanın sonu, mutlu son, kek güzellerinin podyum yürüyüşü 🙂 Hepsi çeşit çeşit, üzümlüsü, damla çikolatalısı, haşhaşlısı, kuru meyvalısı, tarçınlısı…

     
    – Biz bayanlar biraraya geldiğimizde, yanımızda çay ve atıştırmalık da varsa dünya yansa umrumuzda olmaz herhalde 🙂 Ne kadar eğlendiğimizi yazılar değil, fotoğraflar anlatsın artık.
     
    Bu kadar anlatım üzerine bir kek tarifi vermeden de olmazdı değil mi? Benim tercihim portakallı&haşhaş tohumlu kekten yana oldu. Gerçekten de haşhaşın çıtır çıtır tadıyla portakalın harika aromasının birleştiği yumuşacık bir kek ortaya çıktı. Ve aslında en önemli olarak da; bu güzel organizasyonda yer almamızı sağlayan Soft Bowl’a, en ince detayları düşünüp gerçekleştirmek için uğraşan Sevgili Sevil ve Sevgili Birsen’e çok teşekkür etmek istiyorum.

     


    Malzemeler:

    – 3 adet yumurta

    – 1,5 su bardağı şeker

    – 2,5 su bardağı un

    – 1 su bardağından biraz az süt

    – 1 su bardağından iki parmak az sıvı yağ

    – 1 adet portakal

    – 1 adet kabartma tozu

    – 1 adet vanilin

    – 2 yemek kaşığı haşhaş tohumu

    Yapılışı: Yumurtalar ve şeker, karışım bembeyaz olana kadar çırpılır. Un, sıvı yağ, kabartma tozu vanilin ve haşhaş tohumu da eklenerek karıştırılır. Ayrı bir yerde portakalın kabuğu rendelenir, suyu da sıkılırak bir bardağa konur. Portakalın suyunun üzerine süt konularak 1 su bardağına tamamlanır. Bu iki malzeme de karışıma eklenerek, hiç topak kalmayana kadar karıştırılır. Bu arada silikon kek kalıbı margarinle iyice yağlanır. Yağlanmış silikon kalıba dökülen kek karışımı, önceden ısıtılmış 175 dereceye ayarlı fırında 40-45 dakika pişirilir.