• Genel,  Menüler,  Misafir Sofrası

    Minik Bir Çay Masası

    Uzun zaman, hem de çok uzun bir zaman olduğunun farkındayım, nihayet şeytanın bacağını kırıp elim bloguma gitti. Yalnız şifreyi bile hatırlayamadım, bunu yapmamalıydım, hem de blogun 12. yılını bitirdiğim bir zamanda. Ama geç olsun da, güç olmasın diyerek ve bebeğimden de çok özür dileyerek bir masa paylaşımı ile buradayım. Eski konseptime uygun olarak şimdilik masada neler olduğunu paylaşayım, yakın zamanda da patates pastası ile geri geleceğim inşallah. Sevgiler, saygılar.. 🙂

     

    – Garnitürlü Patates Pastası

     

     

  • Genel

    Balparmak’ın Çekmeköy’deki Ar-Ge Merkezi’ni Gezdik

    Firmaların fabrika veya labaratuar gezi davetleri, benim için ayrı bir yer taşıyor, çünkü normal zamanda gezme şansımın olmayacağı fabrikaları, yetkili kişiler rehberliğinde ve her sorumuza cevap bularak dolaşmak bulunmaz bir nimet. Balparmak’ın Çekmeköy’deki Ar-Ge Merkezi’ne davet edilince de hiç düşünmeden evet dedim tabii.

    12 Milyon liralık yatırımla kurulan bu tesis, Türkiye’de gıda alanında 8’inci, bal ve diğer arı ürünleri alanında ise ilk ve tek Ar-Ge Merkezi. 1429 m2 lik kapalı alana sahip merkezde, ürün geliştirmenin yanı sıra, bal ve diğer arı ürünlerinin bilimsel araştırmaları yapılıyor. Türkiye’nin tüm yörelerindeki arıcılardan tedarik edilen ballar burada, farklı süreçlerde  92 parametrede analizden geçirilerek, kriterlere uygun bulunmayanlar geri gönderiliyor, ancak uygun bulunanlar ambalajlanarak sofralarımıza gelebiliyor. Sonuçta soframıza gelen bal da güvenilir, gerçek bal oluyor tabii.

    Bal ve arı ürünleri diye yazıp duruyorum, arılar sağolsun, hep varolsunlar, sadece bal yapmakla kalmıyorlar; arı sütü, polen ve propolis gibi yüksek besin değerine sahip yan ürünler de üretip duruyorlar. Kovanlardan, bala göre çok daha az miktarda elde edilen ve çok değerli olan bu ürünleri de Balparmak kalite ve güvencesinde bulmak mümkün. Öyleki, yeni geliştirilen bir ürün olan Balparmak Apitera Zen’i bizzat deneme fırsatı buldum. Bal, propolis, zencefil, karanfil, karabiber ve limon karışımından oluşan Apitera Zen, evde çocukların  hasta olduğu bir dönemde bir kavanoz bitirildi ve başka bir ilaç almadan iyileştiler, öksürüklerinden eser kalmadı diyebilirim, resmen evde şifa kavanozumuz var artık 🙂 



                                

    Gezi sırasında bazı sorularıma da cevap buldum tabii, bunları da sıralarsam eğer;

    – Sahte bal, yabancı maddelerden üretilmiş bal demek değil, arı kovanının hemen önüne glikoz şurubu veya şeker konularak, arının uzağa uçmadan, çiçekten çiçeğe gezmeden yaptığı baldır. Yapan yine arı olduğu için sahte bal ile gerçeğini ayırmak o yüzden çok zordur. Kokusundan ve tadından balın sahtesi ile gerçeğini ayırt etmek imkansızdır, ancak yapılacak analizler ile anlaşılır.
    – Bal peteği, eğer arı kendisi yapmıyorsa sanıldığı kadar faydalı değildir. Günümüz şartlarında bal peteği, bal mumundan fabrika ortamında tabakalar halinde basılarak kovanlara konulur, dolayısı ile doğanın tadını ve şifasını içermezler.
    –  Bal doğal bir maddedir ve doğada iyi olan ne varsa içerisinde barındırır. Ancak arının bal topladığı yerde zirai mücadele ilaçları kullanılmışsa, havayı ve doğayı kirletici maddeler bulunuyorsa bu maddeleri de malesef yaptıkları bala geçirirler. Bu yüzden, analizlerden geçirilmiş, güvenilir markalardan bal almak gerekir.
    – Vitamin, besin ve enerji değerleri ile bal, özellikle çocukların gelişimi için çok önemlidir, ama mutlaka 1 yaşından sonra. 1 yaşından küçük çocuklara bal yedirilmemesi önerilmektedir. Çocuklar için özellikle Çam balı tavsiye edilmektedir.

    Yine çok güzel ve verimli bir gezi olarak kaydedildi etkinlik haneme 🙂 Emeği geçen tüm ekibe ve Balparmak’a çok teşekkürler…
  • Genel

    En Sevdiğim Uğraş; Misafir Olmak :)

    Başlığa bakar mısınız? Ama yalan yok valla seviyorum ben misafir olmayı, bir yere gideceğim zaman sabırsızlanıyorum çok. Biran önce sohbet başlasın, sofra düzeni kurulsun istiyorum, hele bir masa başına geçtim mi 3-4 saat yerimden kalkmayayım istiyorum. En son kahveler gelip, artık hava kararmaya yüz tuttuğunda bir yarım saat daha oturayım istiyorum. Bunları siz de mi yapıyorsunuz, o zaman siz de gerçek bir misafirsiniz demektir 🙂
    Bu kez Sevgili Arzu’nun yeni evine konuk olduk. Canım Zuzu’m herkesin sevdiklerine göre şahane bir masa kurmuştu bize, eee böyle olunca da sürekli gitmek istiyor haliyle 🙂

    – Bulgur Salatası
    – Mercimek Köftesi
    – Kuru Domates ve Patlıcan Dolması
    – Lahana Sarması
    – Kıymalı Lazanya
    – Mayalı Poğaça
    – Vişneli Brownie
    – Elmalı Turta
    – Muhallebili Kadayıf Tatlısı
    – Ağlayan Pasta

  • Genel

    Yine Bir 5 Çayı Masası

    Farkettim ki; ne zaman kızlarla buluşmak üzere sözleşsek günleri iple çekiyorum, fazlası ile sabırsızlanıyorum. Zannetmeyin bu sadece yemek, yemek ve yemek olduğu için (tabii %20 onun payı da var) inanın o muhabbet sadece çay ve simit bile olsa aynı güzellikte geliyor bizim için 🙂
    Bu kez, Sevgili Saliha’nın Hac görevini yerine getirmesinden sonra kendisini ziyaret etmek üzere sözleştik. O da, o kadar yorgunluğun üzerine üşenmemiş bizlere güzel bir masa hazırlamış. Yine saatlerce başından kalkamadığımız ve tadına doyamadığımız bir gün oldu bizler için. 

    Yumurtalı Çiğ Köfte
    Tavuklu Şehriye Salatası
    Yoğurtlu Pancar Salatası
    – Yoğurtlu Buğday Salatası
    – Közlenmiş Kırmızı Biber Salatası
    – 3 Renkli Patates Salatası
    – Peynirli Börek
    – Elmalı Kurabiye
    – Bülbülyuvası Tatlısı

  • Genel

    Geç Kahvaltı Tam Bana Göre :)

     
    Belki 40 kere söylemişimdir (pardon yazmışımdır) değil mi kahvaltıyı ne kadar sevdiğimi 🙂 Bayılıyorum kahvaltılık çeşitlerle donatılmış, sıcak bir çeşidin ve hamurişinin mutlaka bulunduğu, kapanışın da tatlı ve kahve ile yapıldığı masalara. Ki, bu masalardan sohbet mecburen sonlanana, herkes evine yollanana dek hiç kalkılmıyor 🙂 Bu güzel renkli masa, Sevgili Sema’nın emekleri ile kuruldu. Gözümüz gönlümüz açıldı Sema’cığım, çok teşekkür ederim…
     

    Masada neler vardı say say bitmez de, ben size bir kaçını yazayım fikir vermesi açısından, tarifler ise çok yakında;

    – ev yapımı, üstelik sadece 1 limon, 1 portakaldan limonata
    – mayalı poğaça
    – lorlu biber kavurması
    – patates kızartması
    – vişneli kek
    – limonlu kek
    – çikolata soslu yalancı tavukgöğsü

  • Genel

    360 İstanbul Suada Restaurant

    Yaz geldi artık, havaların ısınmasını bırakın bir tarafa bunaltıcı yaz sıcakları başladı bile. Böyle sıcak havalarda da insan püfür püfür esintisi olan açık alanlarda oturmak, yemek yemek istiyor. İşte Tarçın Events’den gelen 360 İstanbul Suada Restaurant Tadım Daveti tam da gönlümüze göre oldu 🙂

    Kuruçeşme Galatasaray Adası’nda Boğazı’ın eşsiz manzarasına karşı 360 Restaurant’ın yenilenen menüsü zengin çeşitleri ile bizlere sunuldu. Yediğim içtiğim bana kalsın demeyip menüyü sizlerle de paylaşmak istiyorum 🙂
     
    – Antakya Usulü Zeytin Salatası
    – Gorgonzola Peynirli Taze Kuşkonmaz
    – Avokadolu Füme Somon
     
     

    “Zeytin Dumanlı Dana Kaburga, Pancar Konfi, Yeşil Zeytinli Risotto” 360 İstanbul Reataurant Şeflerinden Erdem Kahraman’ın Food-Art Festivali için hazırladığı ve 22 restaurant şefi arasından birincilik kazanan yemeği, tabii bizim de ana yemeğimiz oldu. Özel zeytin ağacından stand üzerinde sunulan yemek, yanlarından kaynamış zeytin salamura suyu dökülerek zeytin tadının yemeğe işlemesine izin veriyor. İlginç, ilginç olduğu kadar de lezzetli. Şu an için restaurant menüsünde olmayan bu yemeğin ilginç sunumunu görmek isterseniz eğer, yan tarafta bulunan instagram ikonuna tıklayarak sayfamdaki video çekimini izleyebilirsiniz.
     
    Diğer sıcaklara gelince;
     
    – Yavaş Fırınlanmış Kirazlı Ördek
    – Susam Giymiş Kaya Levreği
    – Susamlı Parmesan Kraker Eşliğinde Köz Patlıcan
     

    Vee tabii kapanış kahve eşliğinde tatlı sunumu ile oldu 🙂

    – Ölümcül Çikolata
    – Patlamış Mısırlı Şeftalili Creme Brüle
    – Katmer
    – Çikolatalı Mini Börekçik
    – Çikolatalı Sufle

     

    Evet tüm yemeklerden tattık, hepsini beğendik (en çok da en iddialı yemekleri olan Dana Kaburgayı, umarım menülerine kısa zamanda alırlar.) Güzel bir sohbet ortamında Boğaz manzarasının keyfini sürdük. Bu güzel, keyifli akşam için bizleri ağırlayan 360 İstanbul Suada Club’a ve Tarçın Events’e çok teşekkür ederim… 

  • Genel

    Nefis Bir Misafir Masası

    İş yerinden arkadaşlar yine toplandık işte, bu kez Sevgili Makbule ağırladı bizi, hem de ne ağırlama, bir oturduk masaya gidene kadar yerimizden kalkmadık hem de 🙂 Daha önce de söylemiştim,sevdiklerinle masabaşı sohbeti en güzel stres atma, hayata tutunma yöntemi diye. Deneyin bir bakın, nasıl bütün ağrılarınız, hastalıklarınız geçmiş, kendiniz görün 🙂

    – Lazanya
    – Etli Karalahana Sarması
    – Patatesli Börek
    – Peynirli Poğaça
    – Tavuklu Şehriye Salatası
    – Közlenmiş Kırmızı Biber ve Patlıcan Salatası

    – Ev Yapımı Karışık Turşu
    – Çıtır Kurabiye
    – Tahinli Kurabiye
    – Çilekli Pasta
    – El Açması Fındıklı Büzgü Baklava

  • Genel

    Yeni Bir Gün Masası

    Ne güzel oluyor sevdiklerinle birarada olunca, en sevdiğin tadları birarada bulunca, bir de üzerine tam kıvamında demlenmiş nefis çayı yudumlayınca. İnsan işte o masadan kalkmak nedir bilmiyor. Sevgili Narime’nin lezzet dolu sofrasında buluştuk bu kez, kaç bardak çay içtim inanın hatırlamıyorum 🙂 Bir de ev sahibi güler yüzünü hiç soldurmayınca insan hep aynı masada yemek yemek istiyor, yani artık sık sık sendeyiz Narime’ciğim 🙂

    Masada neler yoktu desek daha mı doğru olurdu acaba 🙂

    Meksika Fasülyesi Salatası
    – Zeytinyağlı Yaprak Sarması
    – Mantı
    – Kıyma Soslu Patlıcan Salatası
    – Peynirli Kesme Poğaça
    Kıymalı Gül Börek
    Un Kurabiyesi
    Tahinli Kabak Tatlısı
    – Kuruyemişli Kek

  • Genel

    Develi’de Antep Lezzetlerini Tadımdaydık :)

    Bir masa düşünün Antep Mutfağı’nın lezzetleri üzerinde sıralanmış; sıcacık pide, lavaş, tereyağı, tulum peyniri, turşu, gavurdağı salatası, en hakikisinden çiğ köfte. Sonra bir bir gelmeye başlıyor; yuvalama çorbası, abagannuş, muhammara, develi sarma, köpoğlu nasıl devam edeyim mi, yoksa fena halde açlık mı hissetmeye başladınız 🙂 Üzgünüm bunların hepsini yapayım deseniz yapamazsınız belki ama, Develi Restaurantları‘na giderseniz eğer, herbirini tatma şansınız var, hem de gerçek Antep usulünde ve lezzetinde… 
    Bimutfak İki Şef’in sempatik şefleri Özlem Mekik  ve Ayvaz Akbacak moderatörlüğünde gerçekleşen Develi Lezzetleri Tadım Gecesi’nde yaklaşık 90 kişilik mekan ve yemek blogu yazarı bir araya geldik. Develi  efsanesini başlatan Arif Develi ve bu ismi devam ettiren Ali ve Nuri Develi kardeşlerin de bizlerle olduğu bu gecede, geçmişten bugüne Develi hikayesini, çoğu lezzetin çıkış noktasını da bizzat birinci ağızdan dinleme şansını bulduk.
    Mesela benim en sevdiğim kebaplardan biri olan fıstıklı kebabını ilk kez Arif Develi bulmuş. O gece tattığımız lezzetler bununla kalmıyordu elbet; içli köfte, pastırmalı humus, kuru patlıcan dolması, fındık lahmacun, keme kebabı, kuzu şiş,alinazik, soğan kebabı ve yaprak şöbyet, fıstıklı sarma ile baklavadan oluşan tatlı tabağı ile geceyi sonlandırdık. 
    Bu lezzetleri ben de tatmak istiyorum diyorsanız istikamet belli, bizleri en iyi şekilde ağırlayan Bimutfak İki Şef’in sempatik şefleri Özlem Mekik  ve Ayvaz Akbacak’a ve Develi Ailesi’ne ise çok teşekkürler… 

  • Genel

    Teyzemde 5 Çayı

    Bu aralar masabaşı sohbete ihtiyacım var, şöyle çeşidi bol, çayı demli bir masa ve sevdiğim insanlardan oluşan. Hatta o kadar ki açıp eski fotoğraflara dalıp gitmişim, sonra bir baktım ki, kenarda her nasılsa kalmış, yayınlamadan bıraktığım bir masa fotoğrafı, hem de tam bulunmak istediğim cinsten. Teyzeciğim ve Sevgili Kuzenim Banu’nun ellerinden çıkma hepsi. Bir yeni toplantıya kadar bununla yetineyim bari 🙂

     

    – Peynirli Sarma Börek
    – Çatal
    – 321 Poğaça
    – Patatesli Gül Börek

    – Pancar Salatası
    – Patates Salatası

    – Tırtıl Kurabiye
    – Ağlayan Pasta
    – Çilek Soslu Tavuk Göğsü
    – Susamlı Tahinli Kurabiye